“Kraliyetleri barıştıran sevgili dostum,” diye karşılık verdi Albert hafif alaycı bir ifadeyle, “peki ya siz hiçbir şey yapmasaydınız, ne yaparsınız? Şuraya bakın! Bir yandan Avrupa’da büyük bir dolap çevirirken diğer yandan da Paris’te küçük entrikalara girişmiş bir bakanlığın sekreteri olarak, kralları ve bundan daha iyisi kraliçeleri korurken, partileri birleştirirken, seçimleri yönetirken, Napoleon’un kılıcıyla ve zaferleriyle yapamadığını çalışma odanızdaki kaleminiz ve telgrafınızla yaparken; mevkinizin maaşı dışında yirmi beş bin gelire sahipken, Chateau-Renaud’nun size yüz louis teklif ettiği ve sizin satmak istemediğiniz bir atınız, sizi asla pantolonsuz bırakmayan bir terziniz varken; operaya, Jockey Kulübü’ne ve Varietes Tiyatrosu’na dilediğiniz zaman gidebilirken, bunlarda kendinizi eğlendirecek bir şey bulamıyor musunuz? Tamam o zaman, sizi ben eğlendireceğim.”