Peki söylesenize Kont, bu, yolculuklar sırasında binlercesi tasavvur edilen ve kumların üzerine inşa edildiği için ilk esintide sürüklenip giden, o havada kalan planlardan biri, öyle değil mi?
Alnındaki o kırışıklık, kederli bir düşüncenin hiç durmadan zihninde dolaştığını belli ediyor, alev alev parlayan gözleri ruhların en derin katmanlarında olup bitenleri okuyordu; kibirli ve alaycı dudakları, ağzından çıkan sözlere kendisini dinleyenlerin hafızalarının derinlerine kazınan o özel niteliği kazandırıyordu.