eylbus

eylbus
@eylbuse
kitapların altını cizmeyi sevmeyen, burayı kendinden bir parca buldugu kelimelerle dolduran biri.(cok da takılmayın yani)
Ah, ara sıra ruhunu heyecanla titreten o şiir ve saflık meyli daimi olsaydı... Herkes gibi o da hayatı sade, ilk renkli masum gözlerle görseydi... Hayat onu kollarının arasına alıp tırnakları, dişleriyle parçalayarak bu hale getirmemiş olsaydı...
Reklam
Evvela birden uçmak için gökyüzünü yeterli bulmayan bir şiir ve hayal, bir yüce istek, bir masum arzuyla boğulur, o zaman bir hiç için canını verecek hale gelirdi. Fakat sonra yine o hiçlerden biriyle bütün uçma isteği yaralanır, bütün çözümlemeleri, her şiiri bir yara yapan irdeleme hali uyanır, hayatın, dünyanın, insanların, ruh ve kalbin ne olduğunu soğukkanlı, kendine karşı bile düşmanca, bir şiir zerresine yenilmeyerek, arzularının ne iğrenç, emellerinin ne gülünç, başarılarının ne miskin, bütün saadetlerin, neşelerin ne kadar süslü olurlarsa olsunlar ne kirli olduğunu düşünmekten dolayı bıkkınlık ve ümitsizlikle yıkılır, sisli, küflü kalırdı.
Zaten ben, hiçbir şeyden memnun olmamak nasibiyle doğmuş değil miyim?