eylbus

Ağzımın hâkimiyetini ele geçirememiş olan ve kör bir inkâr savaşından mağlup çıkan tarafın nefreti, daha da çoğalmak için siperine çekildi. Duyabiliyordum ayak seslerini. Çıkacak yer arayacaktı kendine. Ve ilk fırsatta çıkacaktı. Ya elimden bir kaza olup çıkacak ya da bin küfür olup ağzımdan savrulacaktı.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek de aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu?
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı
Türkiye, doğusundaki aynaya bakınca şişman olduğunu, batısındaki aynaya bakınca da kemiklerinin sayıldığını düşünen, üstüne giydiği hiçbir şeyi kendine yakıştıramayan, bulimik ve depresif bir genç kızdı.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
“Diyor ya Âşık Veysel, ‘iki kapılı bir han’ diye? Ondan cereyan yapıyor bu hayat! Onun için üşüyorum hep. Gideyim de kapatayım birini!”
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı
Her günü ilk kez yaşıyormuş gibi hissedecek kadar unutmak gerekiyormuş…
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı