Ağzımın hâkimiyetini ele geçirememiş olan ve kör bir inkâr savaşından mağlup çıkan tarafın nefreti, daha da çoğalmak için siperine çekildi. Duyabiliyordum ayak seslerini. Çıkacak yer arayacaktı kendine. Ve ilk fırsatta çıkacaktı. Ya elimden bir kaza olup çıkacak ya da bin küfür olup ağzımdan savrulacaktı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek de aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu?
Türkiye, doğusundaki aynaya bakınca şişman olduğunu, batısındaki aynaya bakınca da kemiklerinin sayıldığını düşünen, üstüne giydiği hiçbir şeyi kendine yakıştıramayan, bulimik ve depresif bir genç kızdı.