Eylem

Eylem
@eylemiyat
Kendi çapında edebiyatçı, amatör fotoğrafçı
Bir kuşun ötüşüyle bir çocuğun ruhu arasında münasebet vardır.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam

Eylem

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2021 40. kitabı
Samipaşazade Sezai
7.5/10 · 56,5bin okunma
Başyapıt.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bu kitap hakkında ne söylesem az kalır ama birkaç kelam edeceğim, diyerek başlıyorum. 444 Basamak, On İçimdeki Katil kitabının devam kitabı ve macera kaldığı yerden tam gaz devam ediyor. İlk kitabı da severek, tek solukta okumuştum fakat bu ikinci kitabı okurken kendimi kaybettim resmen. Yarısını tek oturuşta okuduğumu hatırlıyorum, olaylar o kadar akıcı ve heyecanlıydı ki kitabı elimden bırakamadım. Mazzanti'nin kalemine zaten âşığım, bütün romanlarını da okudum fakat bu romanı açık ara favorim ve kendisinin bile bu romanın üstüne kolay kolay çıkabileceğini düşünmüyorum. Bundan daha iyi bir roman nasıl olur, hayal bile edemiyorum. Neyse, abartmayayım fakat gerçekten muhteşem ötesi bir kitaptı. Konusu, işlenişi, olay akışı kusursuzdu; Mazzanti de bir doktor olduğu için olayın psikoloji yönünü çok iyi ele almıştı -alanında uzman kişilerle görüştüğü çok belli, terimler vardı fakat hepsi okurun anlayabileceği bir dilde yazılmıştı ve kafa karıştırıcı hiçbir nokta yoktu. Sırf şu bile kendisinin ne kadar usta bir kalem olduğuna tek başına bir kanıt. Okurken gerim gerim gerildiğim, ne olacak diye kalbimin küt küt çarptığı, sayfaları hızlıca çevirerek bir sonraki sayfaya sanki çok açmışım da önümde leziz bir yemek varmış gibi bir şevkle geçtiğim bir romandı. Bulduğunuz yerde önce On İçimdeki Katil, sonra da bu kitabı alın, okuyun ve okutun, diyerek bitiriyorum. Bu sene okuduğum en iyi kitaptı.
Edebiyat
444 BasamakMario Mazzanti · Sonsuz Kitap Yayınları · 20191,373 okunma
Muhteşem.
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
Sosyal medyada dizeleri çok sık karşımıza çıkan bir şair Cemal Süreya, ben de gördüğüm dizelerini beğenerek bu kitabı satın aldım. Beklentim vardı ama çok yüksek tutmamaya gayret ettim -çünkü Turgut Uyar'da da gördüğüm dizelerinden yola çıkarak beklentiyi çok yükseltmiştim ve seçme şiirlerinden oluşan Göğe Bakma Durağı'nı beğenmemiştim- ve şiirleri okumaya başladım. Çok ama çok beğendiğimi söylemem gerekir. Enfes şiirler vardı; müthiş benzetmeler, betimlemeler yapılarak bahsedilen konu okura çok iyi hissettirilmişti. Zaten burada da pek çok alıntı paylaştım kitaptan. Okurken birkaç kez okuduğum dizeler, bentler hatta şiirler oldu. Bir şiir kitabı okuyorsanız her şiiri sevmeyi beklemezsiniz, beklememelisiniz de, benim de beğenmediğim şiirler elbette oldu ama genel itibariyle müthiş şiirler vardı. Cemal Süreya'nın kalemi içinde zıtlıklar barındıran usta bir kalem; hüzün ve sevinç, aşk ve kalp kırıklığı, umut ve umutsuzluk bir aradaydı. Bazı şiirleri okurken suratım asıldı, bazılarını okurken güldüm ve iki seferde de duyguyu bana bu kadar iyi aktarmasını takdir ettim. Cemal Süreya neden bu kadar çok seviliyor, şiirleri neden bu kadar sevilerek okunuyor, anlamış oldum. Gerçekten usta bir kalem ve kelimelerle oynamayı, duyguyu okura geçirmeyi çok iyi başarıyor. Ara sıra rastgele sayfalarını açıp okuyacağım nadide şiir kitaplarından biri oldu.
Edebiyat
Sevda SözleriCemal Süreya · Can Yayınları · 202032,3bin okunma
Konusu güzel, peki ya işleniş tarzı?
7/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
Konusu itibariyle ilgi çekici bir romandı. Cat isimli kızımız kendisini takip eden ve öldürmek isteyen birisi ya da birileri olduğundan şüphelenerek yıllar önce öldürülen annesinin arkadaşı olan polis Stride'ın evine gidip oraya sığınıyor, olaylar da bu şekilde başlamış oluyor. Cat altı yaşındayken babası annesini bıçaklayarak öldürüyor, sonra da kafasına sıkarak intihar ediyor ve kızımız da koruyucu bir aileye veriliyor ve onu fahişe olmaya zorlayan trajik hayat öyküsü başlıyor. Kitaptaki karakterlerin hiçbirini çok sevmediğimi söylemem gerekir, her romanda kendime yakın hissettiğim ya da sempati duyduğum en azından bir karakter olurken bu kitapta hiçbir karaktere ısınamadım. Özellikle Maggie isimli karakterden -ana karakterimiz Stride'ın çalışma arkadaşı- hiç ama hiç hoşlanmadım hatta eğer sahneleri daha çok olsaydı nefret bile edebilirdim. İnanılmaz itici bir karakter ama beni bu kadar rahatsız ettiğine göre çok iyi yazılmış bir karakter olduğu da ortada. Yazarın bu konuda hakkını vermeliyim. Stride karakteri de iyi yazılabilecek bir karakterken karmaşık aşk hayatının gölgesinde kalarak polis kimliğinden çok ilişkiler adamı olmuş bir karakterdi bana kalırsa. Kanserden vefat eden eski eşi, yaptığı ikinci ve "korkunç" evlilik, Maggie'yle arasında geçenler, Serena'yla ilişkisi, Cat'in annesine hissettikleri derken "Eh yeter be kaç tane kadın var hayatında?" dedim en sonunda. Kesinlikle abartı, gereksiz olduğunu ve ana kurgunun önüne geçtiğini düşünüyorum. Polisiye okurken bence hepimiz işin suç ve bunu çözme kısmıyla ilgilenmek istiyoruz, aşkı ön plana almak istesek o tarz kitaplar okuruz. Bu kadar eleştiriden sonra birkaç güzel şeyden de bahsedeyim: Yazarın dili inanılmaz sade ve okuyucuyu yormayan bir dildi, çok sürükleyici olduğunu söyleyemem çünkü cidden uzun
Edebiyat
HipnozBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2014929 okunma
Reklam