Hangi anıyı silerek başlardı insan unutmaya? En acı vereni mi yoksa en çok unutmak istediğini mi? Cevap basitti. Silinmesi en kolay olanla başlamak isterdi insan. Ama hiçbir zaman silinmesi en kolay olanı silemezdi. En acı vereni, yani en hızlı kaçmak istediğini silmeye çalışırdı onun yerine. Ama bu anıları silmek; insanın ruhunu kazımakla eş değerdi. Çünkü hızlı kaçtığın, aslında en hızlı kovalayandı seni.
Bir tek erkeklerin mi derdi olabilirdi bu coğrafyada? Oysa en büyük dert kadınların sırtındaydı. Dayak yiyen bizdik. Hor görülen bizdik. Ezilen bizdik. Aşağılanan bizdik. Her şeyden ürkerek, her ortamda tedirgin olarak yaşamaya çalışan bizdik. Yine de bütün dert erkeklerdeydi, öyle mi?