Bu sevda değil, Kınalı Yapıncak, diyordum, bu biraz ince bir gönül oyuncağı, dudaklarımızın bir eğlencesinden ibaret. O vakit benim için belki de öyleydi. Fakat bir şaka, bir yalan, bir eğlence gibi başlayan bu sevda bir gizli zehir gibi dudaklarımdan kalbime indi.
Martin’in eve sarhoş geldiği konusunda hemfikirdiler. Ama ruhları, güzelliği takdir edecek cinsten değildi veya ilk aşkın gençlik ateşini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan o pırıl pırıl yüzü ve gözleri bilemezlerdi.