Yürürdüm öyle, çemen tâze, ortalık tenhâ; uzak yakın bütün eşyâda bir sükûn-ı melûl; likâ-yi hüzn-i tabîat pür-ihtizâz-ı bükâ... Güzeldi doğrusu: Nîsan içinde bir eylûl. Anlamı* Yürürdüm öyle, çimen taze, ortalık tenha Uzak yakın bütün eşyada boynu bükük bir sakinlik Tabiatın hüzünlü çehresi çok titrek bir ağlayışı Güzeldi doğrusu: Nisan içinde bir eylül Rübab-ı Şikeste
Eylül
sür. aylul (eylül)dan eylül (üzüm ayı). Eylül adının adı süm. , ak., sür., ibr., ar. gibi genellikle Mezopotamya yöresinde yaşayan ulusların hepsinde ortak kökenlidir. Bunun İlul, alul, ailul bg. değişik söylenişleri vardır. Türkçede üzümayı, ar. eylûl denir. Hint-Avrupa dillerinde ''eylül'' adının karşılığı ''yedi'' sayısıdır. Sanskr. sapta, gr. hepta, lat. septem, got. sibun (bu sözcüklerin hepsi yedi sayısının karşılığıdır. Eylül yedinci ay olduğundan (Roma ölçeğine göre), Batı dillerinde yediyle başlar.) Alm. September, fr. septembre, ing. september, lat. september, itl. settembre, isp. setiembre.. (Sayfa: 253) * İsmet Zeki Eyüboğlu Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü
Türk Dilinin Etimolojisi Sözlüğü
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eylϋl²⁷
Eylüldür saran beni her yıl.. Çocuksu, hünersiz, yağmurlu..
Alıntı
HOŞ GELDİN EYLŪL
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard-arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül-gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç bahar, eylűl Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Vay be bugūn 13 eylūl pazartesi☹☹☹