Dinleyin, bizler insanız. Dinleyin, sevmeye eğilimliyiz. Sevgi burada, ama nasıl seveceğimizin öğretilmesi gerekiyor. Dik durmak istiyoruz, yürümek istiyoruz, ama birinin bize azıcık yardım etmesi gerekiyor; elimizden tutmak, dengemizi sağlamak, yol göstermek, düşünce de kucaklayıp kaldırmak için.
Dinleyin, düşeriz. Sevgi yakınlarda, ama onu öğrenmemiz gerek, olasılıklarını. Kendime, kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrettim, fakat nasıl sevileceğini öğretemem.
Dil öğrenme kapasitemiz var. Sevme kapasitemiz var. Bu kapasiteleri açığa çıkarmak için başka insanlara ihtiyacımız var.
Anne bizim ilk gönül maceramızdır. Onun kolları. Onun gözleri. Göğsü. Bedeni.
Ve daha sonra ondan nefret edersek, bu öfkeyi kendimizle birlikte diğer sevgililerimize taşırız. Ve eğer onu kaybedersek, onu bir daha nerede buluruz?