Evin

Evin
Doldur sinemizi Yârab! Boş telaşlar yoruyor bizi
"Ne malum?" Na malumdu böyle olacağı?
"Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel , en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimzi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar...
Reklam
"Nereye gittiğimi bilmeden çıktım bir yola. Ağladım hep yolda. Neye ağladığımı da bilmeden ağladım."
Hangi birini çözeceksin?
"Ne yediğim geçiyor ağız tadıyla boğazımdan ne içtiğim ne yaşadığım. Orada takılıyor. Hiçbir şeyin neşesi yok, hiçbir şeyin tadı yok. O düğümleri açmak kolay değil. İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatler harcıyor; boğaz düğümü mü çözülecek? Anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim. Yani, inşallah."
"Olmayan o kadar çok şey vardı ki, olanlar da arada kaynadı gitti."
Kaçamazsın ki, nasıl kaçacaksın..?
"Sanıyorlar ki evden çıkınca hiç düşünmüyoruz biz onları. Sen çıkıyorsun evden, varlığın bir yere gitmiyor ki... O mutfak masasında oturup kalıyor, hayalet gibi. Galiba ben biraz da o hayaletlerden kaçtım.”
Reklam