Evin

Yolda Olmaktır Hep Niyetimiz..
7/10
·88 syf.·
2026 19. kitabı
Rasim üstadımın öykülerinde her zaman dediğim gibi özel bir doku var. Sıradan cümleler, hiçbir derinliği yok gibi görünen sadelikte; bu yüzden okurken derinden etkilemiyor gibi görünüyor, fakat yaşarken farkında olmadığınız, içindeyken hiç de ehemmiyet vermediğiniz anları fark ettiriyor bana göre.. Yolda geçen hikayeleri çok ama çok seviyorum. Sinemada da izlemekten keyif alırım. Ruhuma sonsuzluk hissi veren bir boyut açar bu fikir..Bu yüzden bu fikrin her türlü işlenişini okumayı da seviyorum.. Son birkaç eserinde yazarın "yolda olmak" temalı öykülerini okuyorum. Çoğunda, kendini dışarı atan ve nereye gideceğini bilmeden yola çıkan ve arayan insan odaklı bir anlatım yer alıyor. Bu eserinde de, ararken karşısına çıkanların muğlaklığı, anlaşılmazlığı, okura hep arayışın o sonu olmayan yönünü hissettiriyor. Kişinin zihninde oluşan yanılgıların, karmaşıklığın, tam da aradığına isim koyamamakla örtüşen bir yabancılık hissi.. Yolda tanıyorsun her şeyi.. En başta kendini.. Belki de ondan sonra isim koyabilirsin yolda karşılaştıklarına.. Eserde, karakterlerin bir vaziyet içinde başlayan öyküleri, geçmişten beri süregelen ve ağırlıklarını hissettikleri bir boşluğun, anlamsızlığın, uyumsuzluğun, belirsizliğin, yaşanılan kayıpların izleri gösteriliyor.. Sıradan yaşamlarının içindeki izler.. Üstü kapalı anlatımlar, sonu olmayan, açık bırakılan öyküler, okura anlamlandırma, yorumlama imkanı da sunuyor bir bakıma. Üstadımın kalemi iddiasız bir teklif sunar gibi.. Severek okuyorum.. Herkese hitap eder mi bilemem tabi.. Lakin benim yolculuğumda dingin duraklardan biri gibi.. İlgisini çeken herkese istifadesi, keyfi ve keşfiyle gelsin.. Huzurlu okumalar...
Edebiyat
Ansızın Yola ÇıkmakRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20221,177 okunma
Reklam
Hayatımda en sevdiğim alıntılardan biri!
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.
Sayfa 111 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Evladım nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır. Senin zihnin ne kadar aydınlıksa, gittiğin yerde de ancak o kadar aydınlık bulabilirsin."
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2018 117. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2018 15:12
İpek ve Bakır'ı okurken aklımda bilmediğim bi' melodi döndü durdu. Kim bilir bunu ya ben uydurdum, ya da bi' şeylerin anısı bu öykü kitabıyla bağdaştırdı beni. Bu kitap Tomris Uyar'ın 1965-70 yılları arasında yazdığı on yedi kısa öyküden oluşuyor. Ben meraklı biriyim, kitabın ta en arkasındaki sonu Tomris Uyar'la biten, italik "Sonsöz Yerine" başlığını görünce benim için "son"söz olmadı haliyle. Buradan öğrendim ki kitaptaki öyküler Uyar'ın ilk öyküleriymiş. İşte kitabı okurken sık sık söylenme sebeplerimden biri oldu bu durum. Belki yazarın tarzını tanıdığımdan eleştirel gözlüğüm diğer öykü kitaplarının duygusal samimiyetine bulandığı için, belki de kendi okursal körlüğümden kaynaklandı bu durum ama ben hangi öyküyü okursam okuyayım bu kitapta aktarımsal farklılıklar içinde, hayatın kıyısında, uzağında, yakınında.. ya da göklerde bi'yerde.. ben hep o duygusal etkileyiciliği hissettim. Bu da sık sık, bunlar nasıl ilk öykü, dedirtti bana. Sözel, biçimsel yorum yapacak yetkinlik yok bende, dolayısıyla bakış açım da hiç dili böyle olmalıydı, şu şekilde yazılması daha doğru olurdu tarzında olmadı bu yüzden. Ama eğer duygusal bi' akış, etkileşim değerlendirimi yapacak olursam işte orada gayet eminim hislerimden. Dolayısıyla oluşan tüm bu içsellik, yakınlık da beni sık sık gülümsetti ya da hüzünlendirdi, satır altlarını çizip oklar çıkarıp bi' şeyler karalamama neden oldu. Öyküler genel olarak insanlar üzerineydi. Fakat bu öykülerde çok güzel portreler de vardı. Dönemsel havayı hissetirebilmenin zor olduğunu düşünüyorum ben öyküde diğer yazın biçimlerine göre. Örneğin romanda bi' dünyanın içine yerleştirmek karakteri, bütünün verdiği güçle daha kolay olabiliyor. Çünkü dönemsel ayrıntıların ince ince işlenebileceği derin, uzun bi' dünyayı barındırıyor roman. Ama öykü daha
İpek ve BakırTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2018724 okunma
Çaresiz... bekliyoruz. Beklemek burada bir umut değil, endişedir, herkes kendi endişesinin bulanık, çalkantısında döneniyor, zamanın küçük aralıkları, dar aralıkları bir bir geçip gidiyor-zamanın aralıkları mı, yani boş bıraktığı, yok bıraktığı, işlemeden bıraktığı aralıklar, ihmal edilmiş geçitler?
Reklam