"Ona göre, aşk yıldırımlarla, şimşeklerle birdenbire gelirdi; insanın üzerine göklerden boşanan, yaşayışını altüst eden, bütün güçlerini elinden birer yaprak gibi yolan, gönlünü olduğu gibi uçurumlara sürükleyen bir kasırga."
Hiçbir şey düşünmezsiniz. Saatler akıp geçer. Görür gibi olduğunuz ülkelerde hiç kımıldamadan dolaşırsınız. Zihniniz, anlatılanlara dolanarak, ayrıntılara dalar ya da serüvenlere takılıp gider, romanın kişilerine karışır. Onların giysileri içinde yüreği atan sizsinizdir sanki.