“Bilirsin, göğsüne giren ağrı farklı. Lafını unutturur, susturur, yutturur. Gözünü kör eder, ışıkları kapar, kapıları kilitler, Göğsüne giren ağrı farklı. Ama hatırası hangi derinlikte saklı?”
“Oysa benim saçlarım senin ellerin için yaratılmıştı. Sırf sen dokun, sırf sen öp diye. Nasıl senden başkasına sarıldığımı, senden başkasına gittiğimi düşünebilirdin ki? Hiç mi yüreğinde değilim, hiç mi hissedemedin beni?”