Ben ve ailem Varlık Vergisi'nin mağdurlarından...Fakat bu konuyu yıllarca konuşmadım, babamın hüzünlü hikayesini kamuoyu yeni yeni öğrenmeye başladı.Çünkü ben sustum ve konuşmakta da bir fayda görmedim.Tabii ki bu travma dolu hikayeyi kimsenin suistimal etmesini de istemedim.Yaşım 85'e geldi ve artık bütün bunların etraflıca konuşulup bu kötü defterin kapanmasını istiyorum.Benim de kimseden bir talebim yok,ezik ve zavallı bir adam değilim.Bu konuyu gündeme getirdim, çünkü devletin sırtında bu günahın daha fazla kalmasını istemiyorum.Toplum gerçekleri bilsin istiyorum.Devlet saydamlaşırsa,hesap verme gereği duyarsa bir daha böyle canilikler olmaz diyorum.Yani bu vesileyle ben büyük bir yüzleşmeye ve zihniyet değişimine tanık olmak istiyorum.Herhalde bu kadarı da hakkımdır.
Seviyorum yurdumu, fakat tuhaf bir aşkla!
Mantığım yenemiyor bu sevgiyi.
Ne şan, satın alınmış kanla,
Ne kibirli bir güvenin erinci
Karanlık eskinin gizemli söylenceleri ne de
Sevinçli imgeler uyandırıyor bende.
-Kendim de bilmem niçin- fakat seviyorum ben
Soğuk suskunluğunu yurdumun bozkırlarının,
Sınırsız dalgalanışını yurdumun ormanlarının
Ve taşmalarını nehirlerin, denizlere benzeyen.
Tutkunum sarsılmaya köy yollarında bir yaylıda
Ve usul bir bakışla delerek gölgesini gecenin
İçimde bir han özlemi, rastlamaya şurda burda
Titreyen ışıklarına kederli köylerin.
Severim hasattan sonra ateşlenen tarlanın dumanını
Ve ağırlık kolunu, bozkırda geçiren geceyi.
Severim ağaran bir çift kayın ağacını
Tepede, sarı tarlanın ortasındaki.
Duyduğum sevince yabancıdır çoğu
Gördüğümde dolu harman yerini.
Pencereyi, oyma pancurlu,
Samanla örtülü kulübeyi.
Ve çiy düşmüş bir akşam, eğlence zamanı,
Geceyarısına kadar bakabilirim dansa;
Tepinerek, ıslık çalarak yaptıkları
Sarhoş mujiklerin bağıra çağıra.
Mihail Yuryeviç Lermontov