E. K.

E. K.
@eyppltt
Mükemmel olmak için yanılmaktansa insan olmak için yanılmayı tercih ederim.
İstanbul
Kadiköy, 1996
17 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
"Eğer iki insan her hususta tamamen aynı şekilde düşünüyorsa bir tanesi lüzumsuzdur."
Sayfa 149·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Ben ve ailem Varlık Vergisi'nin mağdurlarından...Fakat bu konuyu yıllarca konuşmadım, babamın hüzünlü hikayesini kamuoyu yeni yeni öğrenmeye başladı.Çünkü ben sustum ve konuşmakta da bir fayda görmedim.Tabii ki bu travma dolu hikayeyi kimsenin suistimal etmesini de istemedim.Yaşım 85'e geldi ve artık bütün bunların etraflıca konuşulup bu kötü defterin kapanmasını istiyorum.Benim de kimseden bir talebim yok,ezik ve zavallı bir adam değilim.Bu konuyu gündeme getirdim, çünkü devletin sırtında bu günahın daha fazla kalmasını istemiyorum.Toplum gerçekleri bilsin istiyorum.Devlet saydamlaşırsa,hesap verme gereği duyarsa bir daha böyle canilikler olmaz diyorum.Yani bu vesileyle ben büyük bir yüzleşmeye ve zihniyet değişimine tanık olmak istiyorum.Herhalde bu kadarı da hakkımdır.
1000Kitap
Çok kırgın ve kızgınım ona,bunu İsmet İnönü'ye de söylemişimdir 60'lı yıllarda...Nazizmi ve dışlama politikasını savaş sonrası da devam ettirdi.
1000Kitap
Seviyorum yurdumu, fakat tuhaf bir aşkla! Mantığım yenemiyor bu sevgiyi. Ne şan, satın alınmış kanla, Ne kibirli bir güvenin erinci Karanlık eskinin gizemli söylenceleri ne de Sevinçli imgeler uyandırıyor bende. -Kendim de bilmem niçin- fakat seviyorum ben Soğuk suskunluğunu yurdumun bozkırlarının, Sınırsız dalgalanışını yurdumun ormanlarının Ve taşmalarını nehirlerin, denizlere benzeyen. Tutkunum sarsılmaya köy yollarında bir yaylıda Ve usul bir bakışla delerek gölgesini gecenin İçimde bir han özlemi, rastlamaya şurda burda Titreyen ışıklarına kederli köylerin. Severim hasattan sonra ateşlenen tarlanın dumanını Ve ağırlık kolunu, bozkırda geçiren geceyi. Severim ağaran bir çift kayın ağacını Tepede, sarı tarlanın ortasındaki. Duyduğum sevince yabancıdır çoğu Gördüğümde dolu harman yerini. Pencereyi, oyma pancurlu, Samanla örtülü kulübeyi. Ve çiy düşmüş bir akşam, eğlence zamanı, Geceyarısına kadar bakabilirim dansa; Tepinerek, ıslık çalarak yaptıkları Sarhoş mujiklerin bağıra çağıra. Mihail Yuryeviç Lermontov
Şiir