İki dinin birbirini algılayış biçiminde garip bir koşutluk görülmektedir. Her ikisi de ötekini önemli bir rakip olarak görmekle birlikte, bunu itiraf etmeye yanaşmamaktaydı. Hristiyanlar düşmanlarından Müslümanlar olarak söz etmek yerine, etnik terimleri kullanmayı yeğ tutmakta ve onları Avrupa'nın farklı kesimlerinde Mağribi ya da Serazen, Türk ya da Tatar adlarıyla anmaktaydı. Aynı şekilde Müslümanlar da Avrupa'nın sakinlerinden ve hatta Avrupa'dan gelmiş olan Haçlı askerlerinden söz ederken, onları Rum, Frenk ya da Slav olarak adlandırmaktaydı. Bir tür dinsel nitelendirmenin gerekli olduğu durumlarda, her ikisi de aynı terimi, ''Kafir'' terimini kullanmaktaydı. Hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar bu terimle aynı şeyi kastetmekteydi;aralarındaki tek fark terimin yönelik olduğu kesimdi.