İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor;ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Onu Saray Sineması'nda iki film arasında balkonda, benden dört sıra ötede,iki kız kardeşiyle Buz Serap marka buzlu çikolatalardan birini zevkle yalarken gördüğümde,Füsun' un hiç kız kardeşi olmadığı mantığını hemen yürütmemiş,yanılsamanın acımı dindiren yanının sonuna kadar tadını çıkarmış,bu kızın aslında Füsun olmadığını,hatta ona benzemediğini hiç düşünmemeye çalışmıştım.
Mr.Pontellier kendine bazen karısının akli dengesini yitirip yitirmediğini soruyordu. Onun kendinde olmadığını apaçık görebiliyordu. Daha doğrusu, onun kendine geldiğini ve dünya karşısında bir giysi gibi kuşandığımız yapay kişiliği günden güne kenara koyduğunu göremiyordu.