Adam tam bir İngiliz hayranı , Türkleri sürekli (özellikle İttihat ve Terakki yi ) batılılaşma, Almanların etkisinde fazla kalma ve yönetimde Şeriatı uygulama konusunda eleştiriyor.Zannımca haklı olduğu bir taraflar var ancak kendisi hem Arap topraklarını hem de kutsal toprakları kâfirlere emanet etmekten çekinmiyor. İttihat Terakkiye tren mevzusu için olağanca sert tepki verirken , İngiltere destekli İbn-i Suud un yaptıklarına aynı şekilde davranmıyor. Osmanlı'dan ayrıldıktan sonra Arap milletinin birbirlerini yiyip menfaat peşinde koşmalarına çokça değiniyor.İngiltere'nin ve batının sadece işlerine yaradıkları için onlara destek veriyormuş gibi yaptıklarının farkında değil.( İlerleyen tarihlerdeki yahudi sorunu bunun en büyük kanıtıdır.) Müsmanlığı sonuna kadar savunuyormuş gibi görünüyor ancak ingiliz hayranlığı bu düşüncelerine gölge düşürüyor. Bize isyan etmeleri konusunda ise kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ancak ne olursa olsun kâfirlere karşı Müsman kardeşlerinin yanında olmaları lazımdı. Onlarca yıl çektikleri de bunun bedeli gibi görünüyor. Allah hepimizi hidayete erdirsin.
Cicero'nun hayatını ayrıntılı bir şekilde anlatıyor hiçbir sıkıntı yok ama kelime dağarcığınızın geniş olması lazım yoksa bu kelime ne şu kelime ne demek diye metine odaklanamazsınız.
Kitabın anlattığı dönem itibariyle arkeolojiden faydalanmaması gibi bir durum olamaz ama kitapta bu durum fazla abartılmış, bazı soruları böyle olabilir şöyle olabilir diyip ortada bırakıyor ayrıca tamamen tarafsız bir kitap olması hoşuma gitti. İlk kısımlarda çok sıkılabilirsiniz ama kitabın ortasında, sıkıldığınız kitaba full dikkat odaklanmış olduğunu farkediceksiniz
Kitap aslında iki bölümden oluşuyor. İlk kısımda Quintus kehanetin varlığını ispatlamaya çalışıyor. İkinci kısımda ise Cicero kehanetin neden var olamayacağını anlatıyor.Bana göre Cicero daha baskın ve güzel bir metin ortaya koymuş.