İnsanlık ve yeryüzü günümüzde İslâma en çok muhtaç olduğu bir dönemi yaşamaktadır. Günümüz insanı, İslâm'ın kurtarıcı sadâsından mahrum olduğu için, bataklıktan kurtuluşu ya alkolde, ya uyuşturucu maddede ve buna bağlı olarak ta ortaya çıkan lüks hayat yaşama özlemleriyle koştuğu dans pistlerinde ve diskoteklerde aramaktadır. Ama rûhunun derinliklerinde yereden boşluğu bu yolla da dolduramadığı için en son durak olarak intiharı seçmektedir. Refâh ve ekonomik kalkınma ile birlikte yükselen intihâr grafikleri medenî denilen âlemin önüne bu korkunç manzarayı sermektedir. Fakat bu durumla yüz yüze gelen o âlem, gerçeği ikrâr etmek yerine yine kurtuluşu bir başka yolla inkârda aramaktadır ve bu gelişmelerin bunun psikolojik sosyolojik motivlerini araştırdığını söyleyerek hakikatı çarpıtmaktadır. Çarpıtmak ne demek, gerçekle karşılaşmaktan korkup kaçmaktadır.