O yılları dehşet, nefret ve de yüreğimde bir sızı olmaksızın hatırlayamıyorum. Savaşta insanlar öldürdüm ve gene öldürmek amacıyla insanları düelloya davet ettim. Kumarda kaybettim, köylülerin emeklerini çarçur ettim, onları cezalara çarptırdım; ahlaksız bir hayat sürdüm ve insanları kandırdım. Yalan, soygun, zina, içki içme, şiddet, cinayet, işlemediğim tek bir suç bile kal- mamıştı, ama benim çağdaşlarım beni nispeten ahlaklı bir insan olarak gördüler ve de görüyorlar
Ama iyi bir insan olmanın peşinde koşmak için çok genç, tutkulu ve yapayalnızdım. Bu samimi arzumu, her dile getirişimde aşağılanma ve alayla karşılaştım. Ne zaman adi ihtiraslara teslim oldum, o zaman insanlar beni övdüler ve teşvik ettiler. Hırs, iktidar düşkünlüğü, açgözlülük, şehvet, kibir, öfke ve intikam bunların hepsi saygı gören şeylerdi.