Serhat ATLI

Serhat ATLI
@ez_serhat
Meraklı bir okur, şair…
Talebe
İlahiyat Fakültesi
Hakkâri
2 Şubat 2004
54 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Serhat ATLI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2023 00:00
·
2023 10. kitabı
Osman Nuri Topbaş
9.5/10 · 283 okunma
"Yargıçların önüne çıktığımda görecekler. Karanlık kafalarını ışığa boğacağım." diyordu. Bir gün, bir hayli kabarmış olan savunmasına memnun memnun bir göz atıp, yargıçları şaşkına çevireceğini düşünerek kendi kendine şöyle söylendi. "Onların yerinde olmak istemezdim." Alın yazılarının bu zindanda birleştirdiği mahpuslar ya kralcı ya da federalisttiler: Aralarında bir de Jacobin vardı. Devlet yönetimi konusunda her biri kendi kanısını söylüyor, tartışıyorlardı, ama hiçbirisinin dinle ilişkisi yoktu. Feuillant'da, anayasacılar da, Girondin de, Brotteaux gibi, Tanrı'ya inancı kendileri için pek kötü bir şey, halk içinse çok iyi bir şey saymaktaydılar. Jacobin'ler Jacobinliği gökten yere indirmek için, Yahova'nın yerine bir Jacobin tanrı koyuyorlardı; birbirlerini vahiy üzerine kurulmuş bir dine inanacak kadar aptal saymıyorlardı. Peder Longuemare'ı da aklından noksan bir kimse olarak görmedikleri için, onun düzenbaz olduğu yargısına vardılar. Ama o, kendini bir din kurbanı olmaya hazırladığı için, her firsatta Tanrı'ya olan inancını belirtiyor ve bu konuda ne kadar açık yürekli davranırsa, ötekiler de o denli ondan işkillendiler. Brotteaux, bu din adamının inançlarında samimi olduğuna inandırmaya boşuna çalıştı. Aslında, ötekilerin Brotteaux'ya iyi gözle baktıkları yoktu. Düşünceleri çok tuhaftı, insana uydurma gibi geliyor, bu yüzden de kimseyi kanıktırmıyordu. Jen-Jacque'den beş para etmez alçağın biri diye söz ediyor, buna karşılık Voltaire'i, sevimli Helvetius, Diderot, baron d'Holbach'la bir tutmamakla birlikte tanrısal kişiler sırasına koyuyordu. Ona göre çağın en büyük insanı Boulanger idi. Astronom Lalande ve "Burçların Kökeni Üzerine İnceleme" adlı yapıtın yazarı Dupuis'yi de çok beğeniyordu. Koğuştakilerin bazıları Brotteaux'ya sık sık takılıyorlardı, ama
Sayfa 238·Kitabı okudu
Biraz daha dikkat edince, gördü ki; aklı başında olanlar, aslında derin bir hüzne gömülmüşlerdi. Böyle düşünmekte haklı olduğu yargısına vardı. Ki, az sonra çocuğunun kıvancının içtikleri şarap ve alkolden ileri geldiğini anladı. Kaynağını alkolden aldığı için de, bu, çılgınlık derecesine varan aşırı bir kıvançtı. Hepsi cesur değildiler; ama hepsi de cesurluk taslıyorlardı. Brotteaux buna pek şaşmadı. İnsanların vahşetlerini, öfkelerini, hatta pintiliklerini rahatça itiraf ettikleri hâlde korkaklıklarını her zaman gizlediklerini iyi bilirdi. Çünkü en uysal toplumda bile, bir takım vahşi insanlar korkaklara saldırmayı severdi. Korkak görünenler büyük tehlikelerle karşılaşabilirlerdi. "Bütün halkların cesur ve bütün orduların da yığıt askerlerden oluşması bu yüzden olsa gerek" diye düşünüyordu.
Sayfa 236·Kitabı okudu
Merdivenin her basamağını çıktıkça gücünü, kuvvetini yeniden kazandığını duyuyordu.
Sayfa 235·Kitabı okudu