*HİCRET - 6* *Ancak mü'minler kardeştirler* Bu tür fedâkârlık ancak İslâm kardeşliğinde vardır. Nitekim Allahü teâlâ meâlen; *"Ancak mü'minler kardeştirler."* (Hucurât sûresi: 13) buyurarak, gerçek sevgi ve samimiyetin maddî menfaatle değil, îmân ve inançla var olabileceğini buyurmuştur. Bu da açıkca Ensar ve Muhâcirîn'in arasında görülmektedir. Medîne'ye hicretin, İslâm târihinde büyük önemi vardır. Hicret'ten sonra Müslümanlığın kolayca ve süratle yayılması sağlanmış, İslâm dîninin merkezi Mekke'den Medîne'ye nakledilmiş oldu. Ensâr ve Muhâcirîn bu yeni İslâm merkezinde el ele vererek İslâm dîninin kuvvetlenmesi için her fedakârlığa katlanıyorlar, Resûlullah'ın etrâfında toplanarak ve İslâm dîninin esaslarına uyarak yeni bir nizam ve mesûd bir hayat kuruyorlardı. Eski sıkıntılı ve korkulu günler arkada kalmış, inançlarından dolayı insanlara işkence yapan müşriklerin ezâ ve cefâ veren ellerinin uzanamayacağı Medîne'de hürriyet ve emniyet havası içinde sâkin, tatlı bir hayat başlamıştı. Müslümanlar bir devlet olmuşlardı. Cihâd emri burada geldi. Medîne'deki kabîleler arasındaki kin ve düşmanlık kalktı, yerini İslâm kardeşliği ve sevgisi aldı. Hicretten sonra İslâmiyet süratle yayıldı. Medîne üzerine yürüyen müşrik orduları, yapılan savaşlarda mağlûb edildi. Daha sonra Mekke de fethedildi. İslâmiyet Arap Yarımadasının her tarafına yayıldı. Bundan sonra da İslâm orduları asırlar boyu, dünyânın dört bir yanına bir îmân seli gibi aktı. İslâm nûrunu dünyânın her tarafına yaydı. *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
işte bak bu cehennem doyuran narımız ateş emziren bağrımız ve gecenin ikisini otuz geçerken hayatımız eza ediliyor serüvenimize iyi değilim allah'ım iyi değilim semalar altında böyle cefama bereketler olsun ki anamın dişlerinden başlıyorum dökülmeye Payidar Zaraman
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Biz islam için ne yaptık!!!???
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men'edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men'etmeseydi belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti. (Tarihçe-i Hayat) Bediüzzaman Said Nursî
Irak gözlerini kesiyorum bedenimle Sarıyorum ruhunu cehennem ateşiyle Eza eden bakışlara kesiyorum bir bilet Ne bir yolcu kaldı ne de dilenen bir niyet ... 27/5/2024 Pınar PEKĞÖZ
#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️ ☝️Doğrusu #Yûnusda peygamberlerimizden biriydi. 139 Hani o, sahibinden kaçmış köle gibi, Rabbinden izinsiz vazîfe yerinden ayrılmış ve dolu bir gemiye kendini atmıştı. 140 Sonra yolcular arasında kur‘a çektiler; Yûnus kur‘ayı kaybederek denize atıldı. 141 Onu büyük bir balık yutuverdi; bu sırada Yûnus, pişmanlık içinde kendisini kınayıp duruyordu. 142 Eğer o, Allah’ı her dâim tesbih eden kullardan olmasaydı, 143 Elbette insanların yeniden diriltileceği güne kadar o balığın karnında kalacaktı. 144 Sonra onu hasta ve yorgun bir halde ağaçsız, ıssız bir sahile attık. 145 Üzerine gölge yapması için asma kabak cinsinden bir ağaç bitiriverdik. 146 Biz onu sayıları yüz bine ulaşan, hatta gittikçe artan halkına yeniden gönderdik. 147 Onlar bu defa iman ettiler; biz de kendilerini belli bir süreye kadar nimetlerimizden faydalandırdık.
Hacerül Esved veda ve göz yaşı Bakara / 190. Ayet وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Fakat Allah’ın koyduğu kuralları çiğneyerek haddi aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez. Kabeye veda ederken efendimiz elindeki tohumu en güzel toprağa ekmenin telaşı içinde bu öyle bir tohum idiki hangi toprağa ekilirse ekilsin o toprak dünyanın en mübarek beldesi haline gelir ve bereketler nur olur gökyüzüne inerdi efendimiz SAV her müslüman Mekkede idi buranın davet merkezi olmasını istiyor fakat müşrikler onlara her türlü eza ve cefayı lâyık görüyordu ResulAllah SAV Allah Tealanın indirdiği mübarek ayetleri okudu Bakara 194.ayet şunu buyuruyordu dokunulmazlıklar karşılıklıdır Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah takvâ sahipleriyle beraberdir Kabenin önemini şu sözler ile anlattı Hz Ebubekir yanındaki sahabelere burası ne büyük bir cami ne hürmetli bir mescit bize kıble olarak tayin edene hamd ve övgü olsun ve Kuraanda Mekke 16 ayette geçiyordu Hz Ebubekir sözü o güzel Nebiye ikram ettikten sonra mübarek Resul Bakara / 218. Ayet okuyup İman edenler,var ya, işte Allah’ın rahmeti  onlarladır. Allah, çok bağışlayıcıdır dedi Ve Kâbedeki Hacerül esved taşına son kez dokundu o tarihten sonra o taş göz yaşı veda taşı olarakta anılmaya başladı Kâbe bugün 820 bin kişilik bir kapasiteye sahiptir her gelen mutlaka Kabede gözyaşlarını bırakır Hz Resulü hatırlar
Din