"Bize yiyecek getirenlere özgür insanlar derdik. Ne şaka ama... Yöneten sınıflar olarak bizler bütün toprakların, bütün makinelerin, her şeyin sahibiydik. Yiyecek getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki bütün yiyecekleri kendimize alır, aç kalmayıp çalışarak bize yiyecek getirmeye devam etsinler diye onlara da azıcık bir şeyler verirdik..."
Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çocukluğumda ve gençliğimde tanıdığım o kocaman dünya gitti. Yok oldu. Salgından önceki günleri yaşamış, artık yitip gitmiş o eski günlerin harikalarını görmüş son adam benim. Toprağıyla, deniziyle, göğüyle bütün gezegene hâkim olan, kendisini tanrı yerine koyan bizler, şimdi California denen şu memleketteki su boylarında ilkel bir yabanilik içinde yaşayıp gidiyoruz."
Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Çevrelerindeki dünya çöküp harabeye dönerken, her tarafı bu çöküntünün tozu dumanı sararken bu aşağılık yaratıklar içlerindeki vahşiliğin dizginlerini salmış, savaşıyor, içiyor ve ölüyorlardı. Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu."
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"İnsanoğlu uygarlık yolunda ki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkûmdur. Sayımız artınca ve herkese yer olmadığını hissettiğimizde birbirimizi öldürmeye başlayacağız. O zaman da beline, yüzdüğün kafa derilerini asarsın artık. Sen benim torunlarımın en iyi huylusu, en nazikisindir Edwin, sen bile bir domuzun iğrenç kuyruğunu üstünde taşımaya başladın... At onu Edwinciğim, at onu gitsin."
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu