Ezgi Su

Ezgi Su
@ezgiisu7
​Mefkûremdir ki; maziden aldığım asil güçle atiye yürürken bu bitimsiz memleket sevdasıyla vatansever evlatlar yetiştirmek.
Men arefe nefsehu fekad arefe gayrihi. "Kendini tanıyan başkalarını da tanır."
Reklam
Dilaver Cebeci, Çocuk ve Resim
Ah çocuk canım çocuk, Gel şu dünyâyı kirli libâsından soy! Düşleri nakışlı çocuk, elleri hünerli çocuk, Resminin bir yerine beni de koy...
13.05.2026
Kür Şad ölmüş,fakat attan düşmemişti. Ölmüş,fakat yenilmemişti...
Türk, Şarkî Anadolu'da Kızılbaş, İstanbul'da kaba ve köylü mânâlarındaydı.
Türklükle mübahat eden(övünen) tek bir fert yoktu.
İstanbullular kendilerine şehrî(şehirli) namını veriyor, taşralılara ise coğrafi karabetine göre Arnavut, Arap, Kürt, Laz diyorlardı. Rumeli ahalisi umumîyetle Arnavut'tu, Karadeniz sahili yalnız Lazlarla, Şarkî(doğu) Anadolu yalnız Kürtlerle meskûn idi. Böyle bir coğrafî kavmiyet unvanı bulamayanlar da mefahirini(övünmesini) daha parlak gördüğü kavimlerden birine gönüllü yazılıyordu. Bu suretle aslen Türk olan pek çok genç Arnavutlukla, Araplıkla yahut Kürtlükle iftihar ediyorlardı.