Bu hayatta her şeyiyle güvenebildiğiniz en az bir kişi olmalı. Yoksa kendinizi hep yalnız hissedersiniz. İnsanların çoğu yalnızdır o yüzden, yapayalnız. Yaşananlar kelepir bir hayatın ikinci el versiyonu gibidir. Yaptığınız hiçbir şey size ait değildir , benliğinize, özünüze. Hayatınız, tümüyle güvensiz bir ortamın mecburen size yaptırdıklarından ibarettir. Saf çocukluk halinizden geriye kala kala yüzünüzde " memur gülüşü", dudaklarınızda "gammaz öpüşü" kalır. Öptüğünüz yer kirlenir, güldüğünüz zaman herkes incinir. Elinizde etrafı yeşil dantelli beyaz bir mendil de yoksa temizleyemezsiniz hiçbir yerinizi. Ben Serap'ı böyle sevdim, en saf halimle,uzaktan. Cinsellik , sevişmek aşkın değil biyolojinin,kimyanın konusudur. Onu aşkın konusu yaparsanız yanıltır sizi, kandırır. Sevişmeyin demiyorum, sevişin. Ama en azından Cemal Süreya'yı dinleyin: ' Yoksuluz, gecelerimiz çok kısa,dört nala sevişmek lazım." Sonrası geriye kalan aşktır, baki kalan aşk. Aşk' ın Kürtçesi "evîn" dir. Ve senin evin dünyadaki en güvenli yerindir.