Dünyayı bir öncesinde öğrendiklerimizle kurarız. Fakat hiçbir şey öğrenilmemişse, sonraki yaşam öncesinin aynısı olacaktır; aynı sınırlar ve kazanmak için yüklenilen aynı sıkıntılar...
Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. İşte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm. Bomba olur patlarım; kulesinden, köprüsünden aşağı atlarım. Elimde bir bıçak her yerime saplarım. Tavandaki bütün ipler kendimi asmam için sallanır. Arabalar önlerine atlamam için yol alır. Denizinde, lağımında, çöpünde kimliksiz cesedim. Kimsesizler mezarlığında daracık çukurlara sığar dev cesaretim.
Deliliğinden kurtulmaya çalışmamış mı hiç...iyileşmeye?
Hayır. O çok sevmiş deliliğini.
Nereden anladınız bunu?
Bir zamanlar yatağının durduğu yerin tavanına takılı kancalardan...kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir...kendini ve deliliğini.