İlk iki kitaba tam puan verdikten sonra üçüncü kitaba dokuz vermek beni üzdü ki sekiz mi dokuz mu diye karar vermem bile zaman aldı. Spoiler vermeden incelemeye devam etmeye çalışacağım. Anahtar büyücü olan Romeria yeni krallığıyla birlikte ufuktaki savaşa hazırlık yaparken bir yandan da Islor’un yeni kralı Atticus’un neler yaptığını okuyoruz. Kitapta toplam beş karakterin ağzından okuyoruz; Romeria, Zander, Atticus, Gracen ve Mordainli usta katip Agatha. Tüm kitap boyunca önemli olaylar olsa da bu kadar karakterin tarafından okumasak da olur muydu diye düşündürtüyor. İlk kitapta bir, ikinci kitapta doğru hatırlıyorsam iki karakterden, üçüncü kitapta ise beş karakterden ayrı ayrı okumak insanı yoruyor. Basit bir fantastik seri yapmamaya çalışmış yazar anlıyorum fakat keşke bunu ilk kitapta biraz alıştırarak yapsaydı çünkü evet kitabı okuyorum ama önceki kitaplar kadar keyif alamıyorum. Normalde iki üç günde bitireceğim kitabı neredeyse iki haftada, o da kendimi zorlaya zorlaya bitirdim. Onun haricinde Romeria ve Zander’dan daha çok Atticus ve Gracen çiftini okuyoruz. Aşk var diyebiliriz ama hikaye örgüsü daha ağır basıyor. Geçiş kitabı olarak çoğu olay çözülüyor o yüzden son kitaba daha az işlenecek olay kalıyor genel olarak bu kitaptan memnunum ama dördüncü kitaba karşı beklentilerimi düşürmem gerektiğini fark ettim. İncelemeyi bozuk bir anlatımla yazmış olabilirim kusura bakmayın 300 sayfa durmadan okuduktan sonra unutmadan yazmak istedim çünkü son kitabın ne zaman çıkacağı belli değil. Okuyacaklara tek tavsiyem yüksek beklentilerle başlamamaları.