Mimarinin tarihi de yazınınkiyle aynıydı. Önce alfabesini oluşturdu. Dikilen bir taş bir harfi, her harf bir hiyeroglifi yansıtıyor ve her hiyeroglifin üzerinde sütunun üzerindeki başlık gibi bir düşünce topluluğu yer alıyordu. Dünyanın dört bir yanındaki kavimler eş zamanlı olarak aynı şekilde davranmışlardı.
Çoğu insanların gözünde neyim ben -değersizin biri ya da tuhaf, aykırı, hoşa gitmeyen bir adam- toplumda kendine bir yer bulamamış, yer bulamayacak bir yaratık, yani hiçten de daha aşağı bir şey.
Haydi, diyelim ki bu böyledir, ben de inadına böyle değersiz, böyle aykırı bir adamın gönlünde neler bulunduğunu göstermek istiyorum eserimle.
Bu özenişim kinden çok "her şeye karşın" sevgi üstüne kuruludur, tutkudan çok bir huzur duygusuna dayanır. Çoğu zaman yoksulluk içindeysem de, içimde yine de bir uyum, rahat ve duru bir müzik vardır.
En fakir evceğizde, en sefil köşecikte resimler, nakışlar görürüm. Ve gönlüm, dayanılmaz bir itişle o yöne doğru akar.
Dostluk nedir biliyor musunuz, diye sordu Gringoire:
-Evet, diye yanıtladı çingene kızı.
-Kardeş gibi olmaktır. Tıpkı elin iki parmağı gibi iç içe geçmeden birbirlerine dokunan iki ruh gibi.