Ezgi Toprak

Ezgi Toprak
@ezgitoprak
Savaş eğer sizi öldürmüyorsa düşündürmeye başlaması kaçınılmazdı. O tarif edilemez aptalca kargaşadan sonra kimse toplumu piramitler gibi ebedi ve tartışılamaz bir varlık olarak göremezdi. Toplumun sabun köpüğü gibi olduğunu artık herkes biliyordu.
Reklam
O sükunet, o suların yeşili, bendin çağıltısı! O günler bir daha gelmeyecek. 1913 bir daha gelmeyecek demek istemiyorum. İçimizdeki histen söz ediyorum; acele etmeme ve korku içinde olmama hissinden, zaten yaşadığınız için size anlatılmasına ihtiyaç duymadığınız, ya da yaşamadığınız ve artık yaşama şansınızı olmadığı histen.
Niçin? Çünkü bu işler böyledir. Çünkü sürdüğümüz şu hayatta - genel olarak insan hayatını değil, şu çağda ve şu ülkedeki hayatı kastediyorum - yapmak istediğimiz şeyleri yapmıyoruz. Hep çalıştığımız için değil. Çiftlik ırgatlarının veya Yahudi terzilerinin bile çalışmadıkları zamanlar vardır. Sebep bizi sonu gelmez aptallıklara koşan şeytan. Herşey vakit vardır ama yapmaya değer şeyler hariç.
Geçmiş tuhaf şey. Hep yanınızda taşıyorsunuz. Bana öyle geliyor ki on, yirmi yıl önce olmuş şeyleri düşünmeden geçirdiğiniz bir saat bile yoktur; ama yine de çoğu zaman geçmişin, bir tarih kitabındaki bir sürü bilgi gibi, öğrendiğiniz bir olgular kümesinden ibaret kalması dışında bir gerçekliği olmuyor. Derken rastgele bir görüntü, ses veya koku ama özellikle koku sizi bir anda alıp götürüyor ve o zaman da geçmişi hatırlamakla kalmıyor, içine giriyorsunuz.
Ben kaba biriyim, duyarsızım üstelik çevreme de uyum sağlıyorum. Dünyanın herhangi bir yerinde bir şeyler komisyonla satıldığı ve hayatlar katıksız bir küstahlıkla, zarif duygulardan habersizce kazanıldığı sürece benim gibiler yolunu bulacaktır.
Reklam