Ezgi Su Çıldır

Ezgi Su Çıldır
@ezgoistce
yersiz yurtsuzlara özgü bir tasayla hatıralar biriktirme telaşındasın instagram:ezgoistce tiktok:ezgoistce
Puan vermedi·152 syf.··
2025 23. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 11:47
KALAYCI|Alim Serkan Cesur Kimi mesleklerin yavaş yavaş hayatımızdan silindiğini, azaldığının hepimiz az çok farkındayızdır da böylesine anlatıldığına hiçbirimiz şahit olmamışızdır. Boyacılık,postacılık,hurdacılık derken yavaş yavaş izini kaybettiren mesleklerle ilgili farklı öykülerin bulunduğu bir kitap gördüğünüz. 90’lı yılların samimi havasıyla beraber o yılların her türlü zorluğunu, soğukluğunu da gözler önüne serip hatırlatan, yılları yaşamayana da yaşamış gibi hissettiren akıcı bir dili vardı öykülerin. Her bir mesleğin kendi içindeki zorluklarına bir postacının ilk gününde ağlamasına vesile olabilecek kadar yollara sürüklenmesine şahit olduğumuz ve paylaşılan her acıyı yanı başımızda hissettiğimiz bir dili var öykülerin. En çok etkilendiğim sanırsam baba mesleği kaynaklı Kamyoncu öyküsü oldu. Ansızın başımıza gelen zorluklar çok tanıdık, çok ortak bir hikayeye sahip hissettirdi. Her bir satırda karakterlerin yaşamlarıyla bağ kurdum,acılarını ve küçük mutluluklarının kocaman bir dünyaya bedel olabileceğini hissettim. Boyacıyla,onlarca kız çocuğunun okumasına vesile olmuş öğretmenle,külcüyle tek tek tanışıp bağ kurmanızı dilerim. Her biri içimizden çünkü. Ölüler hatıralarımızda öldüğü yaşta kalırken bizler yaşlanmaya devam ediyorduk. Perişan görünenleri küçümseme,yıkık dökük terk edilmiş bazı yerlerde defineler gömülüdür.
KalaycıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 2025351 okunma
Reklam
Puan vermedi·390 syf.··
2025 21. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 22:46
KONFABULASYON|ADEM NOAH Almanyada görevli iki polis hatta şeytan avcıları olarak anılan Mark ve Süleyman’ın başından geçenleri okuyacağımızı düşünerek başladığım bu romanda o kadar çok detay öğrendim, o kadar çok bilgilendim ki anlatamam. Konfabulasyon dediğimiz,kişinin amigdalasıyla bir ameliyat yoluyla oynandıktan sonra bellekte oluşan eksikliği tamamlamak için yalan hatıraları koyması ve bunun yalan olduğunun farkında olmamasına deniyor. Peki Mark ve Süleyman’ın bu hastalıkla yolları nasıl kesişecek? Aslında onların görevi çözülemeyen,doğa üstü olarak nitelendirilen davalara bakmakken önlerine gelen bir “terör” dosyasıyla hem kendileri şaşırıyor hem de yönetemeyecekleri olayların içine savruluyorlar. Almanya’da yaşanan patlama,semavi dinlerin birbirine düşmesini isteyen bir yapıdan şüphelenilmesiyşe yolları çok başka yerlere çıkıyor. Son noktada karşılaştıkları Leheb karakteri ise dosyalarının anahatarı oluyor. Okurken,tıbbi,siyasi,soyokültürel gibi birçok hepimizi ilgilendiren alanlarda bilgilerle karşılaşıyoruz sadece bir roman okumuyorsunuz, genel kültür manasında da kendinizi doyurduğunuz bir roman oluyor. Tam olarak ana karakter Mark ve Süleyman’dı demek istesem de,herkesin hikayesi o kadar kuvvetli ve detaylo yazılmıştı ki, karakterler konusunda aklınızdan soru işaretleri olmayan bir roman olacak. Duygusal yoğunluğu yüksek, empati yapma hissimizi yoğunlaştıracak ve bizi düşünmeye sevk edecek bir kurgu olacak. Şans vermeniz ve bu örgütün sebep olmak istediklerine,insanın inanç uğruna yapabileceklerinr yakından tanık olmanız gerekiyor! İnsanoğlu anlamlandıramadığı,açıklayamadığı her şeyden korkar.
KonfabulasyonAdem Noah · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202523 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2025 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 20:20
Sanal Vicdan|Aydın Çolak Hakim Cihat’ın babasını felç dolayısıyla kaybetmesi üzerine yoğunlaştığı transhümanizm konusuyla açıyor kitap sayfalarını bize. İnsanoğlu olarak kaybettiklerimizin yerini dolduramayacağımızı anladığımızda var olanları kaybetmemek için ne yapılır arayışına düşebiliriz,Cihat’ın merakı ilgisi bundan. Saf, içinde teknolojinin art niyetlerini barındırmayan hatta inançlı bir Müslüman olarak transhümanizmin dine katkıları nasıl olabilir bile diye düşünen ve sorgulayan bir haldeyken ilkelerinin dışına çıkmasıyla sanal dünyayla karşılaşıyor. Bir hakim olarak ne avukatlarla ne iş insanlarıyla samimiyet kurmazken,görüntü vermezke hatta adliyenin dışında yemek bile yemezken işler Savcı Özer’in Cihat’ı Sedatla tanıştırmasıyla değişiyor. Bir şirketimiz var siz de bu konuya meraklıysanız bir görüşelim denmesiyle Cihat’a hiç beklemediği hatta belki hayal bile etmekte zorlanacağı bir dünyanın kapıları açılıyor. Sanal bir evrene sürüklenirken buluyor kendini. Cihat’a en çok kızdığım nokta maalesef burda belirli belirsiz de olsa Nisa’ya karşı duyduğu heyecan eşi Özlem’e çok ayıp hissi uyandırdı ve o sayfaları maalesef sinir krizleri eşiğinde okudum. Ben, insanların inandıkları uğruna muhteşem hatalar yapabilecekleri kanısındayım. Cihat da inandıkları uğruna ilkelerini çiğneyip bir iş insanı yani Sedat’la samimiyet kuracak,merak ettiği transhümanizm dünyasına çekilecek ve hayatında bir daha elde edemeyeceği hatta göremeyeceği anlara şahit olacak. Bu dünya onun Sedat Bey’in kızı Nisa’ya heyecan duymasına bile sebep olacak. Sayfaların başında ilkelerinden geçilmeyen ve hep görünmeyenin ötesini görmeye çalışan Hakim Cihat’tan geriye ne kalacak dersiniz? Kendisinin geleceğin bir tuşun,ciddi manada sanalda kalmış bir vicdanın -ki sanal dünyanın vicdanı olmadığını
Sanal VicdanAydın Çolak · İkinci Adam Yayınları · 202434 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 14:14
Scala’da Korku|Dino Buzzati Buzzati’nin 24 farklı öyküsünden oluşan ve adını başlangıç öyküsü Scala’da Korku’dan alan bir öykü derlemesi. Scala’da Korku’ya değinmeden önce söylemek isterim ki beni en çok etkileyen Cici Kızlar ve Yeni, Tuhaf Dostlar oldu. Cici Kızlar’da babalarını öyle çok seven kızlar var ki öldüğünün farkında bile değiller! Yeni, Tuhaf Dostlar’ı okuduğumda ise cehennemin aslında hiç bitmek bilmeyen müthiş bir iyi yaşantı olabilme ihtimaliyle yüzleştim. Buzzati’nin diline Tatar Çölü’nden hakim olan biri olarak akıcı, ucu açık bir dil kullandığını biliyor ve de seviyorum. Öykülerinin de hiçbirinin sonu yok. Su damlası son kata ulaşabildi mi, canavarlar gerçekten var mı? Hiçbirini Buzzati anlatmadı, anlatmayacak. Bütün öyküledin sonu sizin zihninizde ve tabii ki gönüllerinizde yazılacak. Kitaba adını veren öykü Scala’da Korku’da ise bilinmezliğin bütün çirkinlikleriyle tanışıyoruz. Ne olacağını bilmeme dürtüsüyle yapabileceklerimiz, kim olduğumuzun başımıza neler getirebileceği, taraf değiştirmek için çok geç olup olmadığı gibi sorular gerilimi hep üst seviyede tutuyor. Bu tiyatro salonunda yayılan devrim fısıltısı işleri nasıl bir hale getirecek? Bir adama 24 saat içinde öleceğini söylerseniz belki de 24 saat dolmadan bu düşünce içerisinde canını verir zaten. İşte soylularımız da tam olarak bunu yapıyor olabilir mi? Ayrıca Arduino tam olarak ne yaptı? Babası Claudio Cottes tam bir sanat adamı, bunu öğrenmeye gücü yetecek mi? Yoksa o tiyatrodan ayrıldığında Scaladakilen duyduğunu sandıkları ses gerçek olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Buzzati, belirsizliğin insanı yavaş yavaş zehirleyen bir his olduğunu ilk öyküsünde böyle kuvvetlici işledikten sonra diğer bütün öykülerinde bizi apaçık sonlarla yalnız bırakıyor, şimdi bu acımasızlık değil de ne? En kötü
Scala'da KorkuDino Buzzati · Timaş Yayınları · 202524 okunma
6/10
·303 syf.··
2025 16. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 00:51
SARI YÜZ | R.F. KUANG 2025’in ilk yarısına inanılmaz hızlı bir şekilde girdi birden herkes okudu final haftası geldi gitti derken ben yeni bitirebildim. Öncelikle arka kapakta yazan “Bu inanılmaz bir hikaye ama onun hikayesi değil”, cümlesine inanmadığımı hatta tam tersini düşündüğümü söyleyerek başlamak istiyorum. Çünkü bu hikaye tam olarak Juniper Song’un hikayesi. Athena’nın taslaklarını çalıp kendisiymiş gibi yayınlatmak için kendi şeytanını seçen ondan başkası değildi çünkü. Üniversite yıllarından süregelen inanılmaz derecede yüzeysel arkadaşlığımız var ve Athena durmadan yükselmeye devam ederken June son çare SAT’e hazırlanan öğrencileri çalıştırmaya kadar “düşmüş”, ailesiyle “gerçek bir iş” bulma konusunda çatışan, basılan ilk romanı hiç tutulmamış ve oturup reklam panolarında Athena’yı izlemek zorunda kalan biri. Athena’nın ani ölümünde yanında bulundu,ölümünü sömürüye çevirdi ve sonrasında da bir hayaletle dolanmaya mahkum etti kendini Juniper. Ait olmadığını bildiği sahne ışıklarını üstüne yakıştırmak için her şeyi yaptı ama gerçekten Athena’nın taslaklarını çaldığını kimse anlamayacak mıydı? Önce kanıtlar sonra da gizemli Twitter hesapları Juniper’in sinirini bozdu, buraya gelmek için ve hatta geldiğini kanıtlamak için yakmış olduğu canları görmezden geldi. En kötüsü de geldiği yeri o kadar unuttu ki büyü hiç bozulmayacak sandı. Hatta bana kalırsa romanın son sayfalarında gerçekliğini tamamen yitirmiş, içinde bulunduğu durumu oyun zannetmeye başlamış ve her anı lehine çevirebileceğini zanneddn bir zavallı haline gelmişti. Bana kalırsa Juniper kendi yarattığı durumun mağduru olduğuna inandı ve buna göre yaşadı. Oysa kimse onu ölü bir kızın hikaye taslaklarını çalmasının parlamanın tek yolu olduğunu söylememişti. İlgi hepimizin sevdiği bir duygudur hele de
Edebiyat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Reklam