"
Roman kişileri, düş ürünü diye küçümsenir çoğu zaman. Öyle ama biz de düş olmayacak mıyız? Söyler misiniz bana, uçsuz bucaksız zaman içinde gerçek olan ne, düş olan ne? Bakınız bu konuda ne diyor Steinbeck: "Uzun çalışma yıllarından sonra hayatıma karışan varlıkların hangilerini ben yarattım? Bunları bugün aralarında yaşadığım insanlardan ayırt edemiyorum!"
Geçenlerde, eski bir tanıdığıma rastladım kentte. Berber Fusi'ye. Uzun zamandır görmemiştim onu. Neredeyse tanıyamayacaktım. O kadar değişmiş. Sinirli, somurtkan, neşesiz... Eskiden çok hoş adamdı. Güzel şarkı söylerdi... Değişik şeyler anlatırdı... Şimdi hiçbirine vakti yokmuş. Adam, hortlak gibi bir şey olmuş, hiç eski Fusi değil. Anlıyor musunuz? Yalnız o olsaydı aklını kaçırmış galiba diye düşünecektim. Ama nereye baksanız, ona benzeyen insanlar görüyorsunuz. Gittikçe de çoğalıyorlar. Şimdi de bizim eski dostlar... Acaba ortalıkta bulaşıcı bir delilik mi var dersiniz?