F

Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır, ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile.
Sayfa 98
Reklam
Sabaha kadar yağan bir gece yağmuru kadar güzel olduğunu söyledi Başak'a. 'Öyle uçsuz bucaksızsın ki' dedi, 'kıyıya yaklaşan gemilerin direkleri görünmüyor. Sen şimdiki zamansın.' dedi, 'şimdiki mükemmel zaman, içinden cümleler geçiyor. Seviyorum seni' dedi 'üzüm gözlerini, bakışlarının ağır salkımlarını, gidip de dönmek için biri bile yeter bana. Salıncaksın sen' dedi, 'sesin açık pencereden içeri doluyor. En çok bir mucizeyi reddedişini seviyorum.' dedi.
Sayfa 124
Yüksek, küçük camlarından giren iddiasız ışıkla aydınlanmayı beceremeyen bir karanlık hacim, içinde yaşanamayacak kadar ürkütücü, büyük ve yalnız bir boşluk. O kadar ki, duysan, kendi sesinden korkarsın.
Sayfa 103
Puan vermedi·282 syf.·
2022 19. kitabı
Matt Haig çoğunlukla yazmış olduğu çocuk kitaplarıyla meşhur olan bir İngiliz yazar. Bu romanında da adeta çocuk kitabı yazıyor havasını yansıtmış. Kitap, Nora karakterinin hayatla bağını koparmaya karar verdiği an kendini gece yarısı bir kütüphanede bulmasıyla başlıyor. Bu kütüphane Nora’nın hayatındaki tüm olasılıkları içeren kitaplarla dolu. Hayatında keşke dediği her anını yaşama fırsatı sunan bu kütüphanede Nora’nın hayatına konuk oluyoruz. Nora özel ilişkileri, kedisi, abisi, ailesi ve hayalleri ile ilgili içinde kalan tüm hayatlara yolculuk ediyor. Bazı hayatlarda mutlu olacağını düşünerek farklı hayal kırıklıkları olduğuna şahit oluyor, bazı hayatlarda tahmin ettiğinden çok daha mutlu olduğunu görüyor. Geçmişe takılı kalıp yaşayarak, sürekli kendini suçlayarak bu hayatta hiçbir yol katedemediğini düşünen Nora için kütüphanedeki kitaplar tam bir ders niteliğinde oluyor. Kitap kapağı bence çocuk kitabı izlenimi yaratıyor. Kitap çok sade bir dille yazılmış, tüm kesimden okuyuculara hitap ediyor. Akıcı, sürükleyici, kitabın dilinden ya da anlatımından ziyade konusu çok akıcı bir şekilde ilerliyor. Kitabı çok beğenen okurlar olmasının yanında bir o kadar da beğenmeyen okurlar var. Kitabın anlatımında bir kopukluk yok ama metinler arası doldurulamayan yerler var. Kitabı edebi olarak değil ama konusu bakımından değerlendirecek olursam, evet beğendim. Hayatımızda yaşamak isteyip yaşayamadığımız, yaşasaydık nasıl olurdu diye düşündüğümüz, keşke dediğimiz ya da keşke demesek bile seçtiğimiz her yolun bize farklı hayatlar sunduğu ve sonsuz olasılık içeren bu hayatları düşünmek bile bana hayatımı sorgulamam için yetti. Sanırım kitabın sürükleyiciliği buradan kaynaklanıyor. Çünkü her hayatta acaba Nora bu hayatını sevecek mi diye düşünmeden edemedim. Belki de bir umuttu
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma
Sahi, gerçekten de cennette de aşık olacak mıyız? Orada da kıskanacak mıyız sevdiğimizi ölesiye, öldüresiye. Cennette olabilecek miyiz sevdiğimizle, aramıza ayrılık girmeden? İstememek olmasın orda bari, bırakıp gitmek olmasın hiç olmazsa. Gönül kapıları açık olsun, çalmadan girilsin içeri.
Sayfa 53
Reklam