Fatma Melike

Fatma Melike
@f_melike
𝚂𝚊𝚗𝚊𝚝 𝚞𝚣𝚞𝚗 𝚑𝚊𝚢𝚊𝚝 𝚔ı𝚜𝚊.
Puan vermedi·230 syf.··
2023 13. kitabı
Kader, insandan vazgeçmiyor. Anbean yeniden ve yeniden yazılıyor. Öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun... Başlarına ne geleceğini bilmeden uzun bir yola çıkan arayış içindeki genç bir sufi ile aklı karışık genç bir kızın bu yolculuklarında yazgılarından başka güvenecekleri hiç ama hiçbir şeyleri yoktur. Yedi gün boyunca yanlarında para, yiyecek, kıyafet ve en önemlisi de hiçbir planları olmadan şehir şehir dolaştıktan sonra başladıkları yere geri döndüklerinde onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Sadece yedi günde bile değişebilir miydi insan? Yeniden yazılabilir miydi kader? Elbette sadece yedi günde değişebilirdi her şey... Tıpkı sazlıktaki bir kamışın, yedi evreden sonra içli sesler verebilen bir “ney”e dönüşmesi gibi...
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf DeğildirHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20217,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi
(spoiler içerir :))) Posta Kutusundaki Mızıka yazarın ilk deneme kitabıdır. Mektuplardan oluşan eser Türk Edebiyatının en iyi denemelerindendir. Kitap 61 mektuptan oluşuyor. Birinci Mektuptan önceki sayfada şu açıklamayı görüyorsunuz; "Posta Kutusundaki Mızıka, unutulan mektubun kefaretidir."Altmış birinci mektuptaki son cümle ise "altmış birinci mektup kefareti ödüyor” olarak sona eriyor. Orucu kasten bozanın kefareti 60+1 gün oruç tutmaktır. +1 olan son oruç, asıl orucun kendisidir. Diğer 60 gün, belki bir özür dileyiş, belki ceza, belki de sevap eşitliği yakalama çabasıdır. Dostluk hissini tamamı ile yaşayacağınız bir kitap. Okudukça sanki bir enstrümana üflüyorsunuz ve çıkan sıcacık melodi bir dost eliyle kalbinizi okşuyor. İnsana kendini, hayatı, insanlığı, dostluğu anlatıyor. “Kitaplar insanın en samimi, en sadık dostlarıdır.” tezini 61 mektupla açıklıyor eser. Mektup türünün gitgide unutulduğu bir dönemin içerinde olduğumuzdan dolayı sanırım, içerisinde bu kadar içten mektuplar barındıran bir kitabı okumuş olmam bende çok güzel duygular uyandırdı. Her sayfası mutluluk veren bu kitabın içerisinde bulunan mektuplar bir dosta hitaben yazılmış ve her bir mektup “Sevgili Dost” cümlesi ile başlıyor. Eminim sizde okumaya başladığınızda hemen bitirmemek için çabalayacaksınız. Şahsen ben hiç bitmesin istedim. Hele de mektupları okudukça aklınıza gelen bir dostunuz var ise, okuma eylemi çok daha güzel bir hâl almaya başlıyor. Bence kesinlikle okunması gereken kitaplardan.
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2023 6. kitabı
(spoiler içerir :))) İle, Oruç Aruoba'nın okuduğum ilk kitabı. Anlatımına aşina olmadığım için biraz zorlandım ama okudukça alıştım. Felsefi mektuplar diyebiliriz buna. Daha önce beraber olduğu insana mektuplar yazarak, geçmişte yaşananları yine bu mektuplar aracılığıyla hatırlatarak bir ilişkinin başlayıp nasıl sürdüğünü, ilişkinin doğasını, nasıl çözülüp bittigini anlatıyor Oruç Aruoba. Ve felsefenin doğasına uygun olarak bu ilişki üzerinden sorunlar yaratıp, çözümlemesini yapıyor. Üslubu zor ama okurken hem felsefe okurkenki, hem şiir okurkenki hazzı aldım. Her sayfasında o sessiz ahengin büyüsünde kayboldum. Hiç bitmesin istediğim, okurken her satırına hayret ettiğim, dönüp dönüp tekrar okuduğum bu eserdeki anlamların beynimi yormasın bayılıyorum. Birşeyler yanıyor içlerinde belli. Sevdiğiniz kişiye tutulan bir defter sanki. Her satırı kendi cümlelerim gibi benden bir parça. Sizi benimseyen, sizinde onu benimseyeceğiniz satırlar. Aşk, sevgi, kıskançlık vs. Konularına felsefik yaklaşımı insanı benliğinden alıyor. Kitabın konusu her ne kadar Oruç Aruoba'nın sevgilisi ile ilgili yazdığı 'mektup'larmış gibi görünse de yazar, yaşamış olduğu ilişkiden yola çıkarak tüm ilişkilere yönelik etkileyici ve yerinde tespitler yapıyor. Bunu yaparken şairane bir üslup kullanarak her sayfasında sizi düşünmeye sevk ediyor. Zaten yazarın bir filozof olduğunu da göz önünde bulundurursak, filozof bir kişinin şairane bir üslup kullanmasının ne kadar değerli olduğunu tahmin edebiliriz. Ayrıca yazar kitapta defalarca okuyucuya “Ey okur” diyerek sesleniyor. Bu sebeple okurken kendinizi kitabın içerisinde üçüncü bir kişi olarak hissediyorsunuz. Bu bağlamda, kişilerin kendilerini tekrardan sorgulamalarına aynı zamanda karşılarındaki kişilere olan bakış açılarını geliştirmelerine olanak
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,437 okunma
Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur. Zambaklar en ıssız yerlerde açar. Sezai Karakoç