Bir yanda hayatın bütün güzellikleri, güzel insanlar, güzel içkiler ve güzel sohbetler. Sanki güneş daha önce gözüme bu kadar parlak görünmemiş gibi. Öyle bir yaşama sevinci. Tarottaki aşıklar kartını, " ah aşk var :) "diye yorumlayabilecek kadar zevk veren bir umursamazlık. Diğer bir yanda sürekli bir partiküllerine kadar yok olma isteği. var olmanın getirdiği keder. Arafta geçirilen saatlerle manasız güne "lanet olsun!" diyerek başlamacalar. Mutfakta çay koyarken ağlayıp iki saniye sonra aptal bir şakaya kahkaha atmak gibi ufak tatlı delirmeceler. Sonsuz bir parabol.