İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın 'Nasıl görünüyorum?" sorusundan, 'Nasıl görüyorum?" aşamasına geçmesiydi.
Mütevazı insanın pısırık, kendini beğenmişin özgüvenli insan olarak pazarlandığı bir dünyada bütün bildik değerler tersyüz olmustur. Kadim geleneklerde tevazu bir istisna değil normdur ve her daim övgüye değer bir meziyettir.