Birine sadece karşıt görüşe sahip olduğu için hakaretler yağdırmanın, saldırganlık göstermenin ve şiddet uygulamanın “özgür düşünce” adı altında meşrulaştırıldığı ve bunun “hak” olarak görüldüğü bir zaman dilimindeyiz. Öyle ki herkese her şeyi söyleyebilen, “eleştiri” adı altında kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılayabilen, ötekileştirebilen ve ancak bu sayede var olabilen insanların sayısı hiç de az değil.
“seni artık sevmiyorum,” demesinden korkuyordu Bora’nın. Evet, en çok bundan korkuyor. Banyodaki diş fırçasını, çekmedeki çoraplarını, raflardaki kazaklarını alıp gitmesinden. Çünkü onsuz nasıl yaşamıştı, artık hatırlamıyor.
Yanlışlıkla bir beni sevdim, haylaz biraz da yaramazdı o.
Bir benden nefret ettim, kibirli ve arsızdı o.
Bir benden kaçtım, durdum; ümitsiz çok ümitsizdi o.
Bir ben vardı çok üzgün, ona öyle kötü davrandılar ki üzülmekten zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.