Su

Bir oğlanın okuluna beslediği aidiyet hissi farklı olma hissinden güçlüyse, utancın, yetersizliğin ve öfkenin yarattığı yük de ortadan kalkar; çocuk artık öğrenme özgürlüğüne sahiptir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oğlanlardaki hareketlilik yanlış yorumlanıp saldırganlık veya inatçılık olarak nitelendiğinde oğlan iki kere cezalandırılmış olur: İlki "inatçı" tavrı yüzünden, ikincisi ise yaşanan ânın duygusal boyutunu irdeleme fırsatı kaçırıldığı için.
"Bir taraftan onlardan gelişimsel olarak henüz hazır olmadıkları şeyleri yapmalarını ve sıkı küçük adamlar' olmalarını bekliyoruz-hâlbuki sadece hoşça kal kucaklaşmaları ve şefkat bekleyen küçük çocuklar bunlar. Diğer taraftan da, acımasızca ve düşüncesizce davrandıklarında, 'Oğlan değil mi işte?' diye geçiştiriyoruz. Onları saygı ve başkalarını gözetme gibi konulardan muaf tutuyoruz."
Oğlanlar kendilerine bağırılmasından duydukları acıyı genelde dışa vurmuyorlar, çünkü oğlan olmak bunu gerektiriyor. Ancak, acıtıyor işte.
Oğlanlar öfke ve saldırganlık gibi duyguları ortalama ölçüde ifade ettiğinde veya somurtkan ve sessiz olduğunda bu davranışları normal kabul edilir. Ancak ortalama ölçüde bile olsa korku, kaygı veya üzüntü ifade ettiklerinde (çoğunlukla dişil kabul edilen duygular) yetişkinler onlara, bu duyguların bir oğlan için normal olmadığını hissettirerek muamele ederler.