Su

Saldırganlık kader değildir, sonradan kader hâline getirilirözellikle de bizimki gibi saldırgan dürtülerin serbestçe hüküm sürdüğü toplumlarda. Dolayısıyla, oğullarımızı şiddete başvurmayan bireyler olarak yetiştirebiliriz. Yeter ki bunu tercih edelim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tüm oğlanların duyguları vardır. Genellikle yokmuş gibi muamele görürler. Böylece kendileri de yokmuş gibi davranırlar. Gerçekte ise tüm oğlanlar her türlü duygusal deneyimi yaşayabilecek potansiyelle doğar.
Duygu dünyasına bütünüyle girmelerini engelleyecek ne oldu bu çocuklara?
Yaşamları boyunca, özellikle de ergenlik çağında, kendilerini çalkantılı ve reddedilmiş duyguların kurbanı olmaktan koruyacak yakın ve destekleyici ilişkilere gereksinim duyarlar. Daha önemlisi, bir oğlanın, zengin bir duygusal yaşamın örneklerini verecek erkek rol modeller görmeye ihtiyacı vardır.
Duygusal eğitimden yoksun oğlan çocuğu, ergenliğin baskılarına ve eşi benzeri görülmemiş şekilde acımasız olabilen akran kültürüne yalnızca öfke, saldırganlık ve duygusal olarak içe kapanmak gibi "erkekçe" yollarla karşılık verebiliyor. Çünkü öğrendiği ve uyguladığı (sosyal açıdan da kabul edildiğini bildiği) tepkiler bunlardan ibaret kalıyor.