Bağ kurma ihtiyacı ile bağımsızlık arzusu arasındaki bu mücadele çocuk büyüdükçe farklı şekillerde ifade bulur. Fakat kaç yaşında olursa olsun çoğu oğlan çocuğu, duygusal açıdan sağlıklı bir yetişkin olma yolundaki mücadeleye pek iyi hazırlanmamıştır. Şöyle ki, oğlanlar ile kızlar duygu ifadesi konusunda karakteristik bir farklılığa sahiptir. Biyolojinin bundaki payı ne olursa olsun, söz konusu farklılık, kızları duygusal gelişime teşvik eden ama oğlanları bundan caydıran kültürel ortam nedeniyle katlanarak büyür. Erkeğin sert olması gerektiğine dair stereotipik kavramlar erkek duygularını reddeder ve duygusal yetkinliği tam olarak geliştirme fırsatını erkeğin/oğlanın elinden alır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aile içi sürtüşmelerden ötürü korku veya üzüntü yaşayan çocuklar, bu duyguları sadece artan bir öfke veya gittikçe güçlenen bir rahat bırakılma isteği gibi deneyimliyorlar. Okuldaki sorunlardan ötürü utanç duyacak hâle getirildikleri veya acımasızca eleştirildikleri için ya sert çıkışlar yapıyor ya da içlerine kapanıyorlar.
Oğlanların duygusal alet çantasında eksik olan başlıca parça nedir diye düşündüğümde genellikle “esneklik" yanıtını veriyorum. Ergenlik hızlı bir değişim dönemidir ve esneklik önemli bir büyüme aracıdır. Oysa çoğu oğlan erkeklik anlayışı nedeniyle öyle kısıtlanıyor ki oğlan olmanın tadını bile çıkaramıyor.
Kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa şudur: Bugünün öfkeli oğlan çocuğu, ona geçerli bir alternatif sunamazsak, yarının yalnız ve hayata küsmüş orta yaşlı erkeğine dönüşecektir.
Bir kere daha anladım ki bu tarz kitaplar benlik değil. Motive olamıyor harekete geçemiyorum. Üzerimde en ufak bir etkisi olmadı. Ama bu tamamen benimle alakalı, kitap oldukça başarılı bir dille kaleme alınmış. Basit açık ve anlaşılır bir üslubu var. Bir daha aşırı popüler olmuş herkesin bayıldığı kitaplardan almayacağım çünkü şu ana kadar neredeyse hiçbiri beni büyülemedi.