Bir nefes alımı kadar hepimiz olduğumuz yerde kaldık, sonra delice bağırarak arkasından koştuk...
Heyhat adaşım, çok geçti...
Atmaca yerinden fırlayan ve "iş işten geçti" demek isteyen gözlerle bize doğru geliyordu.
Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu... Birkaç adımdan sonra sendeledi,ayaklarımızın dibine yıkıldı...
Siz sevemezsiniz adaşım,
siz, şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar;
siz, birisine itaat ve birisine emredenler;
siz, birisinden korkan ve birisine tehdit edenler...
Siz sevemezsiniz!
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?... Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?...