“Sözcükler! Basit, sıradan sözcükler! Nasıl da korkunçtular! Nasıl duru, canlı ve acımasız! İnsan onlardan kaçamıyordu. Gene de nasıl elle tutulmaz bir büyüleri vardı.”
“Ah, gençlik! O zamanlar onun hakkında gurur ve sevinçle düşündüğüm tek şey buydu; çünkü bunda bir yüce gönüllülük vardı; uçurumun kıyısında da olsalar, Goethe’nin yüce sözlerine sarılırlar. Gençlik yolunu zerre kadar şaşırsa bile, hep yüce gönüllüdür.”