Loc’hlaith

Loc’hlaith
Anadolu Üniversitesi Tarih
24 Aralık
445 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Ben Carter Kane - yarı zamanlı lise birinci sınıf öğrencisi, yarı zamanlı sihirbaz, sürekli beni öldürmeye çalışan tüm Mısır tanrıları ve canavarları için tam zamanlı endişeli.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·60 syf.·
2021 11. kitabı
İ-NA-NIL-MAZ EĞLENDİM. Rick Riordan, neden bu ekibe ayrı bir seri yazmıyorsun ki? Olimpos Kahramanları’nda zerre umurumuzda olmayan Piper, Frank, Hazel, Reyna bilmem neleri sayfalar dolusu okuduk. Sırf Percy ve Annabeth için... Ama o ikisinden daha çok sevdiğim bir Rick Riordan karakteri varsa o da Sadie Kane’dir. Hastayım bu kıza, okurken aşırı eğleniyorum ve Percy ile Sadie bir araya geldiğinde bu okunmaya doyulmaz bir şey oluyor. Neden kısa hikayelerle geçiştirdik ki bu ekibi? Neden buna da en azından kalın bir kitap yazılmadı? Her neyse yakınmayı bırakayım hikayeye geçeyim. Son of Sobek’te Carter ve Percy tanışmıştı. Bu sefer Annabeth ve Sadie tanıştı. Sadie’nin uçarı tavırları, Annabeth’in olgunluğu, ortak hem Yunan hem Mısırlı bir düşman derken ortalık karıştı. Annabeth her şeyi bildiğini zannederken Mısır Tanrıları ve Duat’ın varlığı ile adeta sarsıldı. Onun gibi her şeyi bilmeye çalışan, bilgiyi güç ve güven sayan bir karakter için doğal olarak çarpıcı ve zor bir farkındalık oldu bu. Özellikle Duat’ı gördüğü an... Üzüldüm ne yalan söyleyeyim. Hayatını canavarlarla savaşmaya, dünyayı kurtarmaya ada her şeyi öğrendim ders aldım derken hiç bilmediğin başka bir dünya olduğunu öğren. Zorlandı kız, Sadie’nin elini tutması ve zor olduğunu biliyorum demesi beni duygulandırdı. Serapis’i iki kızın da oyalama yöntemleri çok iyiydi. Annabeth mantıkla gemisini yürütüp zekasını takdir ettirirken, cesareti ile övgülerimin hepsini topladı. Sadie ise Serapis’i Annabeth’in aksine saçma sapan konuşmalar, arada nokta atışı tehditlerle oyalaması gülmekten kırdı geçirdi. O nasıl bir büyü blöfüydü? Beta, Omega, yarı berbat Yunanca yarı antik Mısır dili... Ah Sadie. Okumalara doyamıyorum seni, en mutsuz anda neşemi yerine getiriyor bu karakter. Sonraki öyküde bu sefer ekip tam
The Staff of SerapisRick Riordan · Disney Hyperion · 201429 okunma
“Isis, duy beni!” Sadie konuşmaya devam etti. “Athena, yardımıma!” Bazı ifadeler daha salladı - biraz eski Yunanca, biraz Antik Mısırca.
Mısırlılar İçin Ambrosia Ters İşliyor Demek Ki
Sadie bir ısırık aldı. Yanaklarına renk geldi. Gözleri parladı. "Büyükannemin çöreklerine benziyor." Annabeth gülümsedi. “Ambrosia'nın tadı her zaman en sevdiğin yemek gibidir.” “Bu utanç verici.” Sadie bir ısırık daha alıp yutkundu. “Büyükannemin çörekleri her zaman yanmış ve oldukça korkunçtur.”
“Serapis'in dikkatini dağıtma sırası sende. ' Sadie kaşlarını çattı. “Sihirsiz olduğumu söylemiş miydim?” “Sorun değil,” dedi Annabeth. “Blöfte, yalan söylemede ve saçma sapan konuşmada nasılsın?” Sadie tek kaşını kaldırdı. “Bana bunların en çekici özelliklerim olduğu söylendi.”