Loc’hlaith

Loc’hlaith
Anadolu Üniversitesi Tarih
24 Aralık
445 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Reklam
Sürpriz sonlu hikaye
10/10
·376 syf.·
2019 31. kitabı
Anti kahraman severler, doluşuunn diye bağırmak istiyorum. Bazı okurların çok sevdiği bazılarının sevmediği bir seri #maradyerserisi . Ben seriyi seven okurların tarafındayım. Nedeni #maradyer karakterinin o gizemli, soğuk ve tehlikeli halleri. Kız pişmanlık yaşamıyor hele de yeni çıkan #shawitirafları serisinin ilk kitabı olan #tersköşe de pişmanlık- vicdan olaylarını iyice kenara bırakıyor... Artık iyice yeteneği ile bağdaşmış, ölümün kraliçesi havasında. Duruşu, tavırları seviyorum böyle anti kahramanları okumayı. Kesinlikle daha eğlenceli, bıktım dünyayı kurtarma telaşıdan dertten tasadan. Bırakalım biraz da dünya bizimle uğraşsın. :) Neyse kitaptan bahsedeyim; Ters Köşe’nin anlatıcısı Noah... Kitabın konusu yetenekli gençlerin intiharları etrafında dönüyor. Noah gençler ölmeden önce hepsinin son anlarına zihinsel bir bağ ile tanık oluyor, onları kurtaramamanın hüznünü yaşarken aynı zamanda hiçbirinin gerçekten intihar etmek istemediğini bilmek de bu hüznü hafifletmiyor. Çocukların hepsi intihara bir şekilde ‘zorlanıyor’ Mara, Shaw ve birkaç başka yetenekli çocuk bu intiharların peşine düşüyor ve olaylar açığa çıkıyor... Aklımdan geçen ama ihtimal vermek istemediğim bir şeydi olayların aslı ancak gerekçesi mantığa yatkındı. Bazılarınız şaşırır bazılarınız şaşırmaz ancak intihar olaylarından sağlam bir ters köşe çıkmaz. Bana göre kitabın adının hakkını veren o #tersköşe sonunda, son sahnesinde olan olaydı... Bunu da beklemiyor değildim ama öyle ya da böyle bir şekilde “Hadi canım işler iyice değişti.” dedirtti. Bir gecede bitirdim kitabı, uzun zamandır hiçbir kitap beni böyle sürüklememişti. 5/5 veriyorum. Ters köşenin, pişmanlık ve eziklik yaşamayan esas kız karakterin hatırına. Seviyorum seni Mara.
Ters KöşeMichelle Hodkin · Pegasus Yayıncılık · 201897 okunma
4/10
·416 syf.·
2018 11. kitabı
Yine üçüncü kitapta kendini kaybeden, ne yaptığını- ne istediğini bilmeyen birine dönüşen baş karakter... Anlamıyorum, ilk kitaptaki o güçlü ve hırslı kız nereye gitti? Yerine gelen bu güvensiz- ahmak karakter nereden geldi? Kızın amacı adamı durdurmak, eline fırsat geçiyor ve her şeyi durdurma şansına erişiyor... Kız ne yapıyor dersiniz? Silahını indiriyor. Adam gülerek uzaklaşıyor tabii, benim sinirler de ağlayarak tavana çıkıyor. Bu yazarların yazmak istedikleri sahnenin ve vermek istedikleri mesajların farkındayım- ona sözüm yok... Karakteri bu kadar salak göstererek, nedensiz bir şekilde yazmasanız olmaz mı? Basit bir gerekçe yahu, kızın tavırlarını ve hamlelerini mantıklı kılacak ufacık, mantıklı bir gelişme istiyorum sadece. Kitabın esas oğlanı da kız gibi ne yaptığını bilmeyen, bindim alamete gidiyorum kıyamete modunda ilerleyen bir karakter. Tencere kapak modundalar, benim sinirler bu süreçte harap... Kitapta sevdiğim tek karakter KÖTÜ ADAM. Doğru düzgün bir amacı olan, yaptığı hamlelerin sonunu gören tek insan o. Gerisi bir şeyler peşinde ama amaç günü kurtarmak, sonrası? Sonrası yok. Nikahta keramet var mantığı gibi bir şey. Bunu durduralım da, sonrası için de artık hayırlısı... NE?
Yeni CennetMoira Young · Ephesus Yayınları · 2017110 okunma
Sizsiniz yaprak dökümü
10/10
·824 syf.·
2018 10. kitabı
Spoiler içerecektir, ona göre okuyun. Öncelikle, kitabı sevmeyen ve önyargılı olan kitle var. Sebebi iki kız kardeş- bir erkek arasında geçen aşk üçgeni. Nasıl yaparlar, kardeş kardeşe bunu yapmazlar havada uçuyor. Sorum şu size; Düşmanın yoksa kardeşin de mi yok? Sözü size neyi anlatıyor? Tamam, iki kardeşi aynı adamı sevmesi elbette hoş değil. Bunun savunulacak yanı yok ama olmadı, olmayacak bir şey de değil bu. Kendi kardeşlerinizi zihninizde bir köşeye itin ve dünyadaki kardeş gerçeğine odaklanın. Realist olun yani. Saçma sapan nedenlerle şu kitabı karalamayın, komik oluyorsunuz. Bu kitaba YAPRAK DÖKÜMÜ benzetmesi yapanı bile gördüm. Size akıl, fikir diliyorum. Cidden ihtiyacınız var, görüyorum. Neyse konuya gireyim. İkinci Dünya Savaşı dönemi Rusya’sında Tatyana ile bir Kızıl Ordu subayı arasında geçiyor hikayenin çoğu. Tatya çok masum ve saf. Ancak bu masumluk kötü çocuk kitaplarındaki tiksindiren saflıklardan değil. Çoğu zaman gülümseseten cinsten. Mesela savaş dönemi kendisine motor yağı alması gerektiğini söyleyen askerle “bizim arabamız yok, onu alırsam babam kızar,” diye inatlaşıp savaşın seyri değiştiğinde onu neden alması gerektiğini anlayan, on yedi yaşında bir kız. Ablası ise tam tersi. Sabahlara kadar partiler, eğleceler, erkekler neler neler... Alexander’ın da en büyük hata diyeceği kısa gönül ilişkisi... En büyük hata çünkü o partilerde öylesine takıldığı kız, hayatının aşkının kız kardeşi. Şimdi kitabın yarısında Tatyana’nın gerçekten ne kadar iyi ve fedakar bir kardeş olduğunu görüyoruz. Sinir oluyoruz- yeter artık diyoruz ama kız kardeşine ihanet etmemek ve onu mutsuz etmemek için elinden geleni yapıyor. Taş olsa çatlar, ben de çatladım okurken. Çünkü Daşa fedakarlığa değecek türden bir kardeş değildi... Kız kardeşi babasından dayak yerken
Bronz AtlıPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 20161,560 okunma