Loc’hlaith

Loc’hlaith
Anadolu Üniversitesi Tarih
24 Aralık
445 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Reklam
8/10
·584 syf.·
2018 13. kitabı
Birkaç aydır okuma sıkıntısı yaşıyor ve okuduğum kitapları yarım bırakıyordum, Bir İz Bırak'ı #Yandaş kitabından sonra VRoth kitabı okumam diyen kitleye dahil olduğum için almayı düşünmüyordum ancak anlık bir boşlukta bir baktım ki kitap elimde kitapçıdan çıkıyorum. Parayı ödediğim sahne bile puslu bende, o kadar kendimden geçmişim. Kitap alırken böyle olurum zaten hep... Neyse, iyi ki almışım dediğim ve sıfır beklentiyle başladığım halde (itiraf edeyim denizde falan okurum diye alıp girişinden itibaren bırakamadım kitabı bir buçuk günde bitti) elimden bırakamadım. Oldukça sürükleyici bir fantastik distopya da sayılabilecek bu roman, bana göre uyumsuz serisinden daha hoştu çünkü kurgu üzerinde oldukça uğraşıldığı belliydi. Yeni dünyalar, gezegenler, bitkiler, güç kaynağı okumak hoşuma gitti. Gerçek dünyadan sıyrılıp farklı dünyalara girdim ancak kitap içinde birden çok seriden esinlenme sezdim. Cyra ve esas oğlanın arasındaki ilişki, esas oğlanın hedefleri ve kardeşini kurtarma çabası bana #MarieLu nun #Efsane kitabını çokça hatırlattı. Zaten June ve Cyra arasında çok benzerlik vardı, sadece Cyra June kadar zeki bir kız değildi ve yazar bunu sürekli vurguladı bence vurgulama nedeni kızı June'dan ayırmaktı. Dövüş tarzları, kendilerini geliştirme şekilleri, konuşma tarzları oldukça benzerdi. Diğer benzettiğim kitap #Yetenek ve #BanaDokunma idi. Bana dokunma'yı okumadım ancak konusunu az çok biliyordum. Kız dokunarak insanları öldürüyordu, Cyra'nın da buna benzer bir yeteneği var. Dokunarak insanlara acı verebiliyor, öldürebiliyor ve acıyı kendisi de hissediyor. Yetenek kitabındaki benzerlik de insanların zihin okuma, acı hissetmeme, alevi ve ışığı kontrol edebilme şeklinde yeteneklerinin olmasıydı. Benzettiğim son kitap da Romeo ve Juliet di. Esas oğlan Akos ve Cyra'nın
Bir İz BırakVeronica Roth · Artemis Yayınları · 2017835 okunma
2/10
·400 syf.·
2018 12. kitabı
Beğenmedim... Seri zaten saçmaydı ama çok daha saçma bir noktaya mı vardı yoksa bana mı öyle geldi? Artık yazar şu Izabel karakterinin bir potansiyeli olmadığına karar vermeli, Victor’ı daha fazla bozuntuya uğratmadan bu ilişkiyi bitirmeli ve seriyi Nora karakteri üzerinden devam etmeli. Üzülerek söylemeliyim ki karakterler arasında en çok olay ve aksiyon çıkaracak karakter Nora iken bu kitapta en çok harcanan karakter yine Nora... Gölge tarikatı vs çete temalı; Nora önderliğinde bir görevi konu alan kitap gelse, ya da Nora’nın geçmişi odaklı bir seri çıksa fena mı olur? Aksine mükemmel olur ve eminim bu seriye artık tahammülü kalmayan okurlar bile o kitapları ayıla bayıla okur... Kitap çok boş, çok çok boş. Yarısından fazlası aynı ortamda ve aynı anda geçiyor. Yazılar büyük büyük, içi dolu görünüyor ama aksine hiçbir olay yok sürekli diyaloglarla ilerliyor. Sevmedim kitabı. Sırf Nora için aldım o da çok arka plana atılmıştı. Yazarın kendi yazdığı kurgudaki potansiyelleri görmek konusunda ne kadar eksik olduğu bu kitapta gözler önüne serildi. Sırf uzatmak için uzattığı da bundan sonraki gelen kitap Victor’ın konusuna baktığımda kesinleşti. Izabel- Victor ikilisi baydı artık, bu kadarı yetti, yazar bunu bilmeliydi. Eğer bu serinin adı KATİLLER ÇETESİ ise profesyonel katil temalı, aksiyonlu kitaplar okumak isterim ben. Salak bir kadının olmayan yeteneklerini kabullenememesi ve bu yüzden kendini rezil edip durmasını değil. Çocukların“ben büyük olacağım” inadına benzer “ben katil olacağım” tripleriyle sağa sola atlamasını değil. Nora gibi birini, eski Victor gibi birini okumak isterim. Bu yüzden serinin vardığı noktayı sevmedim.
Kara KurtJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,248 okunma
Sürpriz sonlu hikaye
10/10
·376 syf.·
2019 31. kitabı
Anti kahraman severler, doluşuunn diye bağırmak istiyorum. Bazı okurların çok sevdiği bazılarının sevmediği bir seri #maradyerserisi . Ben seriyi seven okurların tarafındayım. Nedeni #maradyer karakterinin o gizemli, soğuk ve tehlikeli halleri. Kız pişmanlık yaşamıyor hele de yeni çıkan #shawitirafları serisinin ilk kitabı olan #tersköşe de pişmanlık- vicdan olaylarını iyice kenara bırakıyor... Artık iyice yeteneği ile bağdaşmış, ölümün kraliçesi havasında. Duruşu, tavırları seviyorum böyle anti kahramanları okumayı. Kesinlikle daha eğlenceli, bıktım dünyayı kurtarma telaşıdan dertten tasadan. Bırakalım biraz da dünya bizimle uğraşsın. :) Neyse kitaptan bahsedeyim; Ters Köşe’nin anlatıcısı Noah... Kitabın konusu yetenekli gençlerin intiharları etrafında dönüyor. Noah gençler ölmeden önce hepsinin son anlarına zihinsel bir bağ ile tanık oluyor, onları kurtaramamanın hüznünü yaşarken aynı zamanda hiçbirinin gerçekten intihar etmek istemediğini bilmek de bu hüznü hafifletmiyor. Çocukların hepsi intihara bir şekilde ‘zorlanıyor’ Mara, Shaw ve birkaç başka yetenekli çocuk bu intiharların peşine düşüyor ve olaylar açığa çıkıyor... Aklımdan geçen ama ihtimal vermek istemediğim bir şeydi olayların aslı ancak gerekçesi mantığa yatkındı. Bazılarınız şaşırır bazılarınız şaşırmaz ancak intihar olaylarından sağlam bir ters köşe çıkmaz. Bana göre kitabın adının hakkını veren o #tersköşe sonunda, son sahnesinde olan olaydı... Bunu da beklemiyor değildim ama öyle ya da böyle bir şekilde “Hadi canım işler iyice değişti.” dedirtti. Bir gecede bitirdim kitabı, uzun zamandır hiçbir kitap beni böyle sürüklememişti. 5/5 veriyorum. Ters köşenin, pişmanlık ve eziklik yaşamayan esas kız karakterin hatırına. Seviyorum seni Mara.
Ters KöşeMichelle Hodkin · Pegasus Yayıncılık · 201897 okunma