Annem ondan etkilenmediğimi görünce öfkelendi. “Kadınla erkeğin yan yana gelemediği, birbirleriyle görüşüp konuşamadığı memlekette aşk olmaz,” dedi iddialı bir havayla. “Neden biliyor musun? Çünkü erkekler uygun bir kadın görür görmez, iyi- kötü, güzel- çirkin, hiç bakmaz, haftalardır aç kalmış hayvanlar gibi üzerine atlarlar. Hepsinin alışkanlığı budur. Sonra da bunu aşk zannederler. Böyle bir yerde aşk olur mu? Sakın kendini kandırma.”
Bir kere sessizliğe büründükten sonra insanın ağzını açmasına imkan olmadığını, hatta insanın yıllarca, yüzyıllarca susacağını, onu sınıfta şaşkınlıkla seyrederken anlayamazdım.