Bir engebeye, mimari bir aykırılığa, bir kıvrıma bile rastlanmıyordu. Her şey, dondurucu, düzenli ve iğrenç bir bütünlük arz ediyordu. Insanın yüreğini simetri kadar daraltan başka bir şey yoktur. Çünkü simetri iç sıkıntısıdır, iç sıkıntısı da yas tutmanın özünde vardır. Umutsuzluk ağzını yaya yaya esner. Acı çekilen cehennemden daha dehşet verici olan, içinde can sıkıntısı çekilen cehennemdir. Böyle bir cehennem var olsaydı, Hôpital Bulvarı'nın bu bölümü onun anayolu olurdu.
Sayfa 512 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
YouTube kitap kanalımda Victor Hugo'nun Sefiller ve diğer kitaplarını nasıl daha bilinçli okuyabileceğinizi anlattım: ytbe.one/nYN27KVPeFY
Sefillik* temalı bu inceleme bana 13 gün boyunca arkadaşlık etmiş 1724 sayfalık dünyanın en uzun sefalet destanının sadece birkaç sayfalık özüdür. Elek hayat, elekten geçemeyen taşlar ise sefil insanlardır. Bu incelemeyi benim ellerim değil, sefil insanların kanları yazmıştır.
Peki, nerede, kimde, neden aramalı bu sefilliği? Kimdir bu sefil insanlar? İncelemenin okuyucusu bu cevapsız sorulara cevap aranacağını kendisi anlamıştır.
i.ibb.co/TrWj8RK/onca-yo...
Belki de bu fotoğraftan başlamalı sefilliğin tanımını aramaya. Ellerinde "Onca Yoksulluk Varken" kitabı ve devamında kafalarında "Bize mi çattı bu sefillik?" düşünceleri. Gülüşsüz, parıltısız gözlerde, renksiz, cansız bir tende sefilliğin tezahür ettiği duygusal yansımalar. Sefilliği aramaya bu çocuğun göz bebeklerinin içinde başladım yıllar önce fakat dünyanın kaçınılmaz yuvarlaklığı gibi kendimi yine başladığım yerde elde 0 halimle buldum.
Devam ettim sefilliği aramaya.
i.ibb.co/3yNHKZY/umran.jpg çıktı karşıma. Bilmediği bir hayatta bilmediği birileri tarafından yüzü, gözü bu hale getirilmişti. Kimdi, ne istiyordu bu insanlar? Anlayamamıştı. Anlatmamışlardı. Üstündeki renksiz ve duyguları yok edilmiş tezahürünün, cansız ve bitkin bakışlarının nedenini bile soramayacak sefillikte bulunmuştu.
Devam ettim sefilliğin kaynağını bulmak için...
i.ibb.co/CKLmk7g/aylan.jpg çıktı karşıma. İsimlerin ne önemi vardı? Nasıl olsa çoktan unutmuştuk onları, değil mi ama? Bana yüzünü dön, dedim. Seni göremiyorum, dedim. Dönmedi, dönemedi. Denizin kumları, deniz suyu, tuz, medcezir, dalgaların oluşmasını sağlayan bütün gemiler, denizin köpüğü,
İnsanlığın başında cehalet denen bir tiran var. Ben bu tiranın ölümü için oy verdim. Bu tirann haksız bir otorite anlamına gelen krallığı doğurdu, oysa benim gerçek bir otoritedir. İnsan sadece bilimle yönetilmelidir.
Sayfa 45 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Sayın belediye başkanı ve kentli beyefendiler, sizi neyin şaşırttığını anlıyorum, zavallı bir rahibin İsa'nınki gibi bir binek hayvanıyla yolculuk etmesini onun kibrine bağlıyorsunuz. Sizi temin ederim ki, eşeğe kendimi beğenmişliğimden dolayı değil mecbur kaldığım için bindim."
Hızlı okunan bir kitap reading slumptaysanız tercih edebileceğiniz bir genç kurgu hikayesi güzel bir kitap olmuş. Eğer bu tarz kurguları seviyorsanız şans vermelisiniz
Kitap yaklaşık +16 için uygundur