Işıksaçan

Işıksaçan
@faralya
You’re just sane as I am.
“Kim veya ne olduğumuzu bilen çok azdır,” demişti Kapıcı. “Tek sahip olduğumuz şey, anlık bir farkındalık.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Varolan bütün güçler, kaynağında ve sonunda tektir bence. Yıllar ve uzaklıklar, yıldızlar ve mumlar, su ve rüzgar ve büyücülük, insanoğlunun elindeki yetenek ve ağacın kökündeki bilgelik: Hepsi bir bütün olarak yükselir. Benim adım, seninki ve güneşin gerçek adı veya bir su kaynağının veya doğmamış bir çocuğunki; bunların hepsi yıldızlar tarafından, yavaş yavaş söylenen, muazzam bir sözcüğün heceleridir. Bundan başka güç yoktur. Bundan başka isim de yoktur.”
“Kuzey Denizindeki balinaları da görmek isterdim... Ama göremem. Sırtımı parlak sahillere dönerek, gitmem gereken yere gitmeliyim. Çok acelem vardı, şimdi de fazla zamanım kalmadı. Bütün güneş ışığını, kentleri, uzak ülkeleri bir avuç güce sattım; bir gölge için, karanlık için.” Böylece her doğma büyüme büyücünün yaptığı gibi Ged de, korkusunun ve pişmanlığının ağıtını yaktı; kısa, yarı söylenmiş ama sadece kendisi için olmayan bir ağıt...
Göz göze geldiklerinde, ağacın dallarında bir kuş ötmeye başladı. O anda Ged, kuşun şarkısını, çeşmeden havuza dökülen suyun dilini, bulutların biçimlerini, yapraklar arasında dolanın rüzgârın başını ve sonunu anladı. Kendisinin de, güneş tarafından söylenmiş bir söz olduğunu hissetti. Derken o an geçti, kendisi de, dünya da, eski haline döndü, ya da neredeyse eski haline.
... Hayatı boyunca zengin tüccarlar ve soylular arasında hiç bulunmamış bir dağ köylüsü olan Ged’e, bu oğlanın “efendim” ve “hizmetinizdeyim” sözleri, eğilerek selam vermeleri, selam verirken ayağını sürüyerek geri çekmesi, hep alay gibi geliyordu. Kısaca “Bana Çevik Atmaca derler,” dedi.