İnsanlar ne kadar aksini iddia etseler de aslında hayatlarına dair kararları kendileri almaktan son derece ürkerler. Erich Fromm’un dediği gibi özgürlük sorumluluk demek olduğundan, çoğu insan özgürlükten kaçarak bağımlılığın güvenli kucağına sığınmaktadır. 
Kur’ân’ın bize anlattığı kıssalarda olumlanan ve âlemlere örnek olarak sunulan insanlar hemen her zaman bizlerden daha olumsuz toplumsal şartlarla karşılaşmışlar ama hiçbir zaman o şartların mahkûmu olmamışlardır. Hep dönüştüren insanlar olmuşlar; dönüştüremedikleri durumlarda dönüşen olma rahatlığını da seçmemişlerdir.
Korkunun -aşırı korkunun- ve çaresizliğin bir noktasında, tüm canlılarda görülen bir davranış da saldırganlıktır. İşte bu nedenle, kendilerine birkaç ayet okudu diye onu ölesiye döven Kureyşliler için Abdullah b. Mes’ûd (ra): “Onları hiç bu kadar çaresiz görmedim.” demiş. 
Nebevî yöntem; yaşadığı coğrafyayı, elindeki imkanları, muhatabının niteliklerini çok iyi tanıyan ve stratejisini akıllıca kuran(kendi kulluk çabasını Allah’a bırakmayan), bunu yaparken dua ve tevekkülün kudretinden güç alan, sabır ve cesaret ahlakı üzerinde yükselen bir yöntemdir.