Kaşarla mutlu olabilen tek canlı fare değilmiş bende epey bi şaşırdım PWOWOSWOWKSOSKSKEKDKSKSKSKDSKS
Gargamel, Tom ve diğerleri ile pembe masada bir çay !
Geçen gün pazar sabahları erkenden uyanıp televizyon karşısına geçtiğimiz o günleri düşünüyordum. Önümüze ne koysalar sorgulamadan tüketiyorduk. İyi her zaman iyiydi, kötü her zaman kötü. Ama büyümenin o gri gerçekliği zihnimize yerleşince, insan ister istemez "Bir dakika ya, burada ciddi bir tuhaflık var" demeye başlıyor. Çocukken bizi uyutmak için anlatılan o masallar ve çizgi filmler, meğer insan doğasının en çiğ, en absürt taraflarını barındıryormuş. Gelin, o renkli ekranların arkasını biraz deşelim, hatta o meşhur "kötüleri" toplayıp birlikte bir çay içelim. Şirinler: Bir Kere de Çaya Çağırdınız mı Gargamel'i? Açılışı o meşhur mavi köyün tam ortasından yapalım. Herkesin tek bir sıfatla etiketlendiği (Sakar, Somurtkan, Süslü), bireyselliğin tamamen yok edildiği, Şirin Baba'nın mutlak otoritesi altında işleyen o kusursuz ütopya. Çocukken ekran başına geçer, onların o tekdüze, birbirinin aynı, kolektif mutluluğunu izlerdik.Ama insan sormadan edemiyor: Yahu o kadar ekmek fırınlıyorsunuz, partiler veriyorsunuz; bir kere de çaya çağırdınız mı Gargamel’i? Adamcağızı dağ başında bir kulübede tek başına delirttiniz, belki sizin de bir yemek yeseydi sizi yemeyi düşünmeyecekti ya da size altına çevirmek istemeyecekti .Herkes bu hikayeyi o mavi kalabalığın zaferini görmek için izlediğini sanır. Oysa hayatın ve hikayenin asıl tadını bilen, o tek tipleşmiş şirinliğin arkasındaki büyük resmi okuyan çok az kişi vardır. Gerçek seyirciler, herkes o mavi illüzyona alkış tutarken, sistemin dışına itilmiş, o kendi halindeki Gargamel’in yalnızlığında ya da Azman’ın o sadık, patavatsız gerçekçiliğinde kendini bulur. Çünkü sürüye ait olmak, o mavi kalabalığın içinde kaybolmak kolaydır; asıl asalet, everyone’ın Şirinleri alkışladığı bir dünyada, kendi doğasının peşinden giden o
Duygu ve Düşünce
Reklam
Kum boası (Eryx jaculus), Türkiye'de görülen tek boa yılanı türü zehirsiz ve insanlara zararsız bir yılan türüdür. Genellikle kuru, taşlık ve kumlu alanlarda yaşar. Kısa ve kalın gövdeli yapısıyla dikkat çeker, çoğu zaman toprağa gömülerek avını pusuya düşürür. Fare, kertenkele ve küçük canlılarla beslenir. Sıkıldığında ısırabilir ancak zehri yoktur ve insanlar için tehlikeli değildir. Uzunluğu genellikle 50–80 cm arasındadır.
Hayvanlar
Dolichophis caspius (Hazer--- Boz yörük ) Kısa Öz Anlatım: Türkiye'nin en uzun yılanlarından biridir. Zehirsizdir. Boyu 2 metreyi, bazen daha fazlasını bulabilir. İnce, uzun ve çok hızlı bir yapıya sahiptir. Bozkır, tarla, çalılık ve açık arazilerde yaşar. Fare, kertenkele ve küçük canlılarla beslenerek doğal dengeye katkı sağlar. Kısaca: Hazer yılanı (Dolichophis caspius), uzun, hızlı, zehirsiz ve Türkiye'nin en dikkat çekici yılan türlerinden biridir. 🐍
Hayvanlar
Elaphe sauromates ( Sarı Yılan) Türkiye'nin en büyük yılan türlerinden biridir. Zehirsizdir ve insanlara zarar vermez. Genellikle sarı, sarı-kahverengi ve koyu benekli renklere sahiptir. Tarla, bozkır ve kayalık alanlarda yaşar. Fare ve diğer küçük kemirgenlerle beslenerek doğadaki dengeye katkı sağlar. Kısaca: Büyük boylu, zehirsiz, güçlü ve faydalı bir yılan türüdür. 🐍
Hayvanlar
Şeritli Engerek (Osmanlı Engereği) – Montivipera xanthina Türkiye'nin en iri ve etkileyici engerek türlerinden biridir. Kalın gövdeli, üçgen başlı ve sırtında koyu renkli şerit veya lekeler bulunur. Genellikle 70-100 cm uzunluğa ulaşır. Kayalık yamaçlar, makilikler ve taşlık arazilerde yaşar. Yayılışı: Ege Bölgesi, Batı Akdeniz ve Batı Anadolu'da; özellikle Muğla, Aydın, İzmir, Denizli, Antalya, Burdur ve Isparta çevresinde görülür. Beslenmesi: Fare, kertenkele, küçük kuş ve diğer küçük omurgalılarla beslenir. Önemli not: Zehirli bir türdür ancak genellikle insanlardan uzak durmayı tercih eder. Tehlike hissettiğinde savunmaya geçer.
Reklam
Reklam