Kitap yorumum
Puan vermedi·136 syf.··
2026 29. kitabı
Bugün sizlere #saitfaikabasıyanık 'ın kaleminden The Kitap Yayınları 'nın basımıyla muhteşem bir öykü kitabı olan Mahalle Kahvesi'ni anlatacağım. Mahalle Kahvesi'ni okurken insan, bazı kitapların yıllara meydan okuduğunu bir kez daha anlıyor. İlk baskısının üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen Sait Faik'in anlattığı insanlar, duygular ve özlemler bugün hâlâ yanı başımızda yaşıyor sanki. ️İstanbul değişmiş, sokaklar değişmiş, kahvehanelerin müdavimleri değişmiş olabilir ama insanın yalnızlığı, kırgınlığı, sevgisi ve bir yere ait olma isteği hiç değişmemiş. Bu kitapta büyük olaylar, kahramanlıklar ya da şaşırtıcı maceralar yok. Bunun yerine sıradan insanların hayatlarına açılan küçük pencereler var. Sait Faik, bir balığa, bir fareye, bir kahvehanede oturan adama ya da sokaktan geçen bir yabancıya öyle bir dikkatle bakıyor ki okur olarak siz de dünyaya daha farklı gözlerle bakmaya başlıyorsunuz. Mahalle Kahvesi, insanı yargılamadan anlamaya çalışan bir yazarın kalbinden çıkmış 22 öyküden oluşuyor. Belki de bu yüzden yıllar geçse de eskimiyor. Çünkü edebiyatın en güçlü yanı burada saklı: İnsana insan olduğunu hatırlatmak. Kitabı kapattığınızda aklınızda olaylardan çok hisler kalıyor; eski İstanbul'un sokakları, kahvehaneleri ve en çok da o insanların sessiz hikâyeleri... Bazı yazarlar yaşadıkları dönemi anlatır, bazıları ise insanı. Sait Faik, insanı anlatanlardan. Bu yüzden onun satırları bugün de aynı sıcaklıkla kalbe dokunmaya devam ediyor. The Kitap Yayınları
Mahalle KahvesiSait Faik Abasıyanık · The Kitap Yayınları · 20259bin okunma
John Steinbeck /Fareler ve insanlar
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
John Steinbeck /Fareler ve insanlar Kitap 1937 yılında yazılmıştır O yıllar 1929 yılında başlayan ve dünyayı etkisi altına alan büyük burhan dönemine denk düşmektedir , Hollywood’un Amerikan rüyasının yaşandığı yıllar Steinbeck kitabı ilk başta tiyatro kitabı şeklinde tasarlamış daha sonra romana çevirmiştir bu yüzden de kitabın dili roman gibidir karakterlerin analizini çok fazla inmesin ve bu yüzden de kitap okurken bazı soru işaretleri ile karşılaşabilirsiniz Toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitaptır İşçilerin ve insanların yokluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları krizleri el arıyor Romanı vermek istediği bir diğer mesajda, burjuva sınıf haricinde ötekileri arasında birlikteliği yok olması, kendi içlerinde birbirlerini ötekileştirmeleri, ve çoğunun hayali büyük üyesi bir üst sınıfa çıkmaktır, Amerikan rüyası. kitapta Kaliforniya’da çiftlikten çiftliğe dolaşarak karın tokluğuna çalışan, müziğin engelli birbiriyle zeki ve kurnaz olan iki göçmen içinin hayatını anlatır Kitaptaki belli başlı karakterlere ve özelliklerini baktığımızda George Milton: Hayatın tüm yükünü omuzlarında taşıyan rasyonel taraftır. Lennie olmadan çok daha rahat bir hayat sürebilecekken, lennie nin teyzesinin ölümünden sonra ona verdiği söz ve içindeki derin dostluk bağından dolayı Lennie’yi asla bırakmaz. Aslında ikisi bir birini tamamlar , biri akıldır diğer güçtür Lennie Small: Devasa bir fiziksel güce sahip olmasına rağmen çocuksu bir masumiyete ve zihinsel engelle sahip olan karakter. Yumuşak şeylere dokunma tutkusu, trajik sonunu hazırlar Curley( çiftlik sahibinin oğlu) çiftlik sahibinin oğlu olduğu için ayrıcalıklıdır ancak fiziksel olarak ufak tefek biridir. Bu durum onda ciddi bir aşağılık kompleksine yol açar. Kendisini kanıtlamak için sürekli uzun boylu ve güçlü
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,5bin okunma
Reklam
Spoiler içerir
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:36
Algernon'a Çiçekler insan zekası üzerine yazılmış bir bilimkurgu romanı gibi görünse de aslında insan ruhunun derinliklerine inen, sevgi, yalnızlık, aidiyet ve insan olmanın anlamını sorgulayan son derece etkileyici bir eserdir. Romanın merkezinde yer alan Charlie Gordon, zihinsel engeli nedeniyle çevresi tarafından küçümsenen, alaya alınan ancak buna rağmen insanlara karşı sevgisini ve iyi niyetini koruyan bir karakterdir. Charlie'nin en büyük hayali akıllı olmaktır. Çünkü o, hayatındaki bütün eksikliklerin nedenini yeterince zeki olmamakta görür. Bilim insanlarının yürüttüğü deneysel bir çalışmaya katılmasıyla hayatı tamamen değişir. Daha önce aynı deneyin uygulandığı Algernon isimli farede görülen başarı, Charlie üzerinde de etkisini gösterir ve kısa süre içinde onun zekâ seviyesi olağanüstü bir biçimde yükselmeye başlar. Ancak romanın asıl gücü Charlie'nin zekâ kazanmasında değil, bu süreç boyunca kendisi ve dünya hakkında öğrendiği gerçeklerde saklıdır. Charlie başlangıçta insanların ona güldüğünü değil, onunla birlikte güldüğünü sanmaktadır. İçinde bulunduğu dünyanın acımasızlığını fark edecek kapasiteye sahip değildir. Bu nedenle aslında farkında olmadan daha huzurlu bir yaşam sürmektedir. Zekâsı arttıkça geçmişini yeniden değerlendirmeye başlar. İş arkadaşlarının yıllarca onunla eğlendiklerini, insanların ona acıyarak yaklaştıklarını ve ailesinin bile onu olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını fark eder. Bilgi ve farkındalık arttıkça Charlie'nin yaşadığı acılar da derinleşir. Roman bu noktada okuyucunun karşısına çok önemli bir soru çıkarır: Bilmek gerçekten her zaman iyi midir? Charlie'nin hikâyesi, cehaletin mutluluk olup olmadığı tartışmasını son derece etkileyici bir biçimde ortaya koyar. Çünkü o, akıllandıkça yalnızlaşır ve insan ilişkilerindeki
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
8/10
·135 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz. Epikuros'un da dediği gibi "Hayattan yakınan insan, intihar etmediği sürece kendi söylediğini çürütmüş olur." Kitap, mutlu olmanın yollarını anlatmıyor aslında, daha doğrusu böyle bir reçete sunmuyor. Çünkü herkes için geçerli tek bir mutluluk yolu yok. Mutluluğu tek bir tanımın içine sığdırmak yerine onun felsefi, psikolojik ve tarihsel katmanlarını sorgulatıyor okuyucuya. Cevaplar vermekten ziyade sorular üzerinde okuyucuyu düşünmeye zorluyor. Her okur, her insan mutlu olmanın ya da mutsuz olmamanın yolunu kendisi bulmalı, diyor yazar. Kitabın temel meselelerinden biri, "Neden mutlu olamıyoruz?" sorusundan çok "Neden mutsuzuz?" sorusunun peşine düşmesi. Yazar bu sorunun haritasını çıkarmaya çalışıyor. Aslında cevabı oldukça basit: Modern insan mutluluğu, sürekli daha fazlasına sahip olmakla karıştırıyor. Oysa sahip olmak da arzulamak da kendi içinde sınırsız. İnsan bir şeye ulaştığında, kısa süre sonra yeni bir eksiklik hissiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle mutluluk, sürekli bir birikim hali değil, geçici tatminler ve kısa anlar hâlinde ortaya çıkan bir deneyimdir. Yazarın oldukça ilginç fikirleri vardı. Kitabın en dikkat çekici fikirlerinden biri, mutluluğun mutlak bir durum olmadığı düşüncesidir ki aslında bu hepimizin bildiği bir şeydir. Hayatın içinde sevinçler ve üzüntüler sürekli yer değiştirir, bu nedenle kesintisiz bir mutluluk beklemek gerçekçi değildir. İnsan her zaman büyük bir coşku içinde yaşamaz, fakat bu onun mutsuz olduğu anlamına da gelmez. Bu bakımdan mutluluk, kusursuz bir saadet hâlinden çok, yaşamın iniş çıkışları arasında sürdürülen bir dengeye benzer.
Mutluluğun En Güzel TarihiAndre Comte-Sponville · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020190 okunma
Kalbim kırıldı :(
8/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 10:16
İlk sayfalardan itibaren Charlie’ye sımsıkı sarılmak istedim. İnsanlığı,toplumu,kendinizi sık sık sorgulatacak bir romandı. Bir insanın bir fareyle aynı kaderi paylaşması,ve aynı insanın geleceğini o farede görüyor olması,onunla bütünleşmesini de okuyoruz. Cahillik gerçekten mutluluk mu, ya da aksine anlamlandıramadığımız mutluluklar bir anlam ifade etmeye başladıkça zeka lanete mi dönüşüyor? Moronluğun dâhiliye dönüşümünün bedellerini okuyoruz… Bunun çok hissettirerek yazılması beni çok etkiledi. Herşeyi bilerek,tüm sonuçları göze alarak, tüm o bedeli ödeyeceğini bile bile kısa süreliğine de olsa o zirveyi tatmaya değer miydi?…
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Algernon’a Çiçekler
9/10
·325 syf.··
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 19:23
Charlie Gordon, zihinsel engelli bir bireydir. İlk defa denenecek bir yöntemle zeka seviyesini artırılması için deney olarak kullanılır. Bu deney daha önce Algernon isimli farede gerçekleştirilmiştir, ve başarı gözlemlenmiştir. Ama bir insanda denemek için aslında henüz çok erkendir. Ameliyat öncesi ve sonrası Charlie’nin dilinden yazılmış ilerleme raporlarından gelişimine tanıklık etmek bence etkileyiciydi; kitaba dil olarak bir farklılık katmıştı. Charlie’nin ameliyat olmasıyla yavaş yavaş başlayan değişimi, daha sonra inanılmaz derecede hızlandı ve bir dahiye dönüştü. Kitabı okurken zeka seviyesinin bu kadar yükselebileceğini tahmin etmemiştim; ameliyat oldu fakat zekası normal insan seviyelerinde kalır diye düşünmüştüm. Charlie'nin bu kadar zeki olması ve çevresinde olup bitenin aniden farkına varması, onun duygusal gelişimi açısından ters tepki yarattı ve ona zarar verdi. Charlie’nin Algernon ile kurduğu bağ, aslında bir yerde kendisiyle kurduğu bağ anlamına geliyordu. Algernon onun için kendi geleceği, kendi başarısı demekti. Algernon’un tepkilerinin gerilemeye başladığı an, zaten okuyucu olarak az çok kitabın sonunu tahmin etmeye başladık. Bu da bizim için kırılma noktalarından biriydi; bu andan itibaren bizi duygusal anlamda etkileyecek olayların başlayacağı belliydi ve öyle de oldu. Sonu da kitabın bütünü kadar etkileyiciydi. Üzdü...
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Reklam
Reklam