Bilmeyen ne bilsin bizi،bilenlere selam olsun... YEmre
من لم يذق لم يعرف
Ummazsan küsmezsin, Küsmezsen kızmazsın, Kızmazsan bu alemde
geçinemeyecek ne var?
Mehmed Zahid Kotku
اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلاَلِكَ عَنْ حَرَامِكَ
وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
“Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111)
“O Allah! Grant me enough of what You make lawful so that I may dispense with what You make unlawful, and enable me by Your Grace to dispense with all but You.”
إلهي أنت مقصودي ورضاك مطلوبي
"Allah'ım Maksûdum(amacım, gâyem) Sen'sin ve matlûbum(arzu, taleb ettiğim şey ise) Senin Rızâ(benden hoşnut ve memnun olma)ndır."
"O, my Lord! You are my objective and Your Pleasure is my desire"
حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
“Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim. O, Büyük Arş'ın Rabb'idir.”
"Allah sufficeth me. There is no God save Him. In Him have I put my trust, and He is Lord of the Tremendous Throne."
قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ.
"Sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar."
"Say: Allah. Then leave them to their play of cavilling."